5 Ocak 2012 Perşembe

Christian Louboutin Mexibeads


Haydi biraz hayal kuralım, yaz gelmiş, güzel bir Temmuz akşamı, üzerinizde bembeyaz uçuşan bir elbise, isterseniz sarı, turuncu ya da turkuaz da olur, bir şort ve tshirt de olur hatta, deniz kenarından tatlı bir rüzgar esiyor, rüzgarda güneşten rengi açılan saçlarınız uçuşuyor, normalinde ayağınızda sandaletleriniz olurdu ama o akşam şu yukarıdaki topukluları giymek istemişsiniz. Nasıl hayal etmesi bile güzel değil mi :)

Let's dream that it's a lovely summer night, you are wearing a white linen dress, it can also be yellow, orange or turquoise, or if you want a tshirt and shorts. There is a cool summer breeze. You would waer sandals but you changed your mind and put on these pumps. It is exciting even it is a dream, isn't it?

4 Ocak 2012 Çarşamba

Bir Elbise Nasıl Dört Mevsim Giyilir?





Elbise/ Dress: Batik
Deri ceket/ leather jacket: İpekyol
Botlar/ Boots: Steve Madden
Çanta/ Clutch: Zara

Kalın kışlık kıyafetlerle aram çok iyi olmadı hiçbir zaman, hep söylüyorum ben yaz kızıyım, yazlık kıyafetlerimle de uzun süre ayrı kalamıyorum çünkü gardrobumun yıldızları onlar. Bu resimlerde de üzerimde yazlık, kısa kollu bir ipek elbise var, bugün dolabımı açınca canım bu elbiseyi giymek istedi. Siyah opak çoraplar ve deri ceketle elbisemi kışa uyarladım. Yazlık elbiseleri kalın opak çoraplar, botlar ve ceketlerle kışın da giymeyi çok seviyorum. Özlediğiniz yazlık elbiseleriniz varsa, çıkarın sakladığınız yerden, yaza daha çok var, yazık değil mi o güzellikleri aylarca bekletmeye? Üzerine benim gibi bir deri ceket ya da bir blazer, üşürüm derseniz kalın örme bir hırka giyin hatta kazak giyip elbisenizi etek gibi de kullanabilirsiniz. Çoraplarınızı ve botlarınızı da giyince, elbisenizi giydiğiniz keyifli Temmuz akşamlarını hatırlamak, anılara dalmak, hüzünlenmek, yaz gelsin artık demek serbest :) Yazlık elbisenize kavuşmanın şerefine bir dondurma da ısmarlamayı unutmayın kendinize:)

Not: Bu deri ceket sezonun başından beri wishlistimdeydi, ama bir türlü kavuşamamıştık, en sonunda bu hafta sevgili blogger arkadaşım papiş style sayesinde kavuştum. Çok uzuuun bir hikayesi var ama şu kadarını söyleyeyim ki bu ceketin  bana ulaşması için çok uğraştı, kendisine teşekkürü borç bilirim, giydikçe hatırlayacağım:) Blogunu hala ziyaret etmeyeniniz varsa bu güzel bloga hemen ışınlanın, Ayvalık'tan gelen rüzgarı hissedeceksiniz:)

I don't like wearing heavy winter clothing like, I am a summer girl and I miss my summer dresses in winter. Today while I was thinking what to wear, I waned to wear this short sleeved, dusk pink silk dress. I combined it with black thights, booties and leather jacket in order to adapt it to winter. If you have summer dresses that you miss, try to wear them with jackets, don't make them wait for months. You may combine them with leather jackets, blazers, chunky cardigans and thights. This will make you remember happy summer nights :)

1 Ocak 2012 Pazar

NR. 39'lar Sahibini Buldu :))

Bakalım yeni yıl hediyem kime gitmiş :)

Bu sabahı uyandım, kahvaltıdan sonra ilk iş çekilişe katılan herkesin adını bir bir yazdım( birden fazla hesapla izleyenleri birden fazla yazdım ve numarası uymadığı için katılamayacağını yazanları da çıkardım). Sonra papilere kime gitmek istersiniz diye sordum, Hilal dediler :) Hepinize katılımınız için çok teşekkürler, çekilişler devam edecek, size en az bunlar kadar güzel hediyelerim olacak yine. Hilal'cim sen de güle güle giy, bana bir mail atıp, ad soyad, adres telefon bilgilerini yazarsan seni bu papilerle biran önce buluşturmak isterim :)

Herkese yeni yıl uğurlu gelsin, mutluluk, sağlık, huzur, aşk, başarı ve para getirsin :) Bunların yanında bir iki çift de ayakkabı getirirse harika olur tabi ;)


31 Aralık 2011 Cumartesi

Happy New Year!


Hepinize, çok eğlenerek gireceğiniz ve tüm yıl eğlencenin, mutluluğun süreceği, o wishlistinizdeki tüm dileklerinizin gerçekleşeceği, tüm yeni yıl kararlarınızı uygulayacağınız, sevdiklerinizle daha çok zaman geçireceğiniz, bol bol gezeceğiniz, her saniyesinden keyif alacağınız bir yıl diliyorum. Hepinize çok çok mutlu yıllar!!

2011 sevimsizdi ve yeni yıl için öyle coşku dolu olmasam da 2011 bitiyor diye seviniyorum. Belki de sorun bende değil ondaydı. Ben onu sevemedim ama o da bana bayılmıyor olmalı ki, giderayak dün bana bir kazık daha attı. Kazık atmak ne kelime adeta bana nanik nanik yaptı, "Gidiyorum diye seviniyorsun ama bak bir son dakika golü attım." dedi. Neyse ben ona uymadım, zaten gidici diye fazla kavga etmedim. Sabırla 2012'yi bekliyorum. 2012 için umutlu olsam da, korkmuyor da değilim, ne getireceği belli olmaz, sonuçta 2011'i de partilerle, kutlamalarla karşılamadık mı, ne oldu sonra? Bana kalırsa 2012'ye girmek riskli, onun yerine bildiğimiz, sevdiğimiz bir yıla girsek tekrar olmuyor mu? Ben mesela 2007'ye ne bileyim 2008'e falan girmek istiyorum, huyunu suyunu baştan bileyim, sürpriz olmasın, kafam rahat olsun. Ne varsa eskilerde var :) Yok delirmedim merak etmeyin de belirsizliklere tahammülüm yok artık, bir 2011'e nasıl girmişim ona bakıyorum bir de yılın nasıl bittiğine, nereden nereye diyorum. Sahi nereden nereye anlta bakalım diyen olursa:
  • 2011'e girerken hala öğrenciydim (bkz. okuyom ben yeaaaa), şimdi okul bitti. Sen şu an finallere çalışan okur, sakın "Oh ne güzel işte almışsın diplomanı" deme, biz de öyle diyorduk da öyle değilmiş, sonra bir aydınlanma yaşıyorsun.
  • 2011'e girerken İstanbul'da yaşıyordum, şimdi İzmir'de. O zaman Boğaz köprüsünü okula giderken görürdüm her sabah, şimdi ancak dizilerde görüyorum. Tamam bu maddeyi çok uzatmayacağım, zaten çok doluyum, kendimi durduramayabilirim.
  • 2011'e girerken bir işim vardı, uzun to do list'lerim, toplantılarım, sunumlarım... Şimdi yok.
  • 2011'e girerken kendime ait bir evim ve düzenim vardı, şimdi ise ailemle yaşıyorum. Tamam annemle babamla yaşamayı, ailece yemek yediğimiz sofraları, uzun Pazar kahvaltılarını özlemiştim ama şimdi de kendi evimi özlüyorum."Dağınık kalsın bugün toplamayacağım evi" diyemiyorum mesela, ya da aklıma esince 10 tane arkadaşımı evde toplayamıyorum, gecenin ikisinde kek pişiremiyorum.
  • 2011'e girerken blogum yoktu, şimdi blogum var, hem de 400'ün üzerinde izleyicim var :) 2011, hakkını yemeyeyim bana bir iki güzel şey vermişsin demek.
  • Bir de 2011'e girerken şimdiki halimden 4-5 kilo daha fazlaydım, 2011'in bana kaybettirdiklerinden bir tek buna sevindim. 2011 keşke benden götürdüklerin sadece fazla kilolar olsaydı.
Evet 2011, defterleri açtık baktık işte, ne almışsın ne vermişsin ve durum ortada. Bu yıl çıktığım biri uzun biri kısa iki çok güzel tatil için teşekkürler ama yine de bana borçlusun. Umarım o borçları 2012 senin adına öder bana.

Bir mutlu yıllar yazısı nasıl bu kadar uzatılır bilmiyorum ama biraz doluymuşum idare edin. Tekrar mutlu yıllar, 2012'de de bani okumaya devam edin olur mu :)

30 Aralık 2011 Cuma

Sevgili Noel Baba

Bir önceki yazımda sağlık istedim, seveceğim bir iş istedim, bol bol gezmek istedim. Bu ise hani paket yapılıp çam ağacının altına konabilecek türden hediyeler. Sevgili Noel Baba, hayalimde Chanel'ler, Miu Miu'lar var ama seni çok zorlamayacak bir liste yaptım, 2011 pek benim yılım olmadı biliyorsun, bunu telafi etmek için şu aşağıdakileri alıp, yılı güzel bir şekilde kapatmamı sağlayabilirsin kanımca:)

Ayakkabılara olan düşkünlüğümü bilirsin, bana Topshop'tan şu glitter topukluları alırsan Miu Miu'yu unutabilirim :)




Tabi hazır Topshop'a girmişken şunları da unutma:

 

Sanemiko'nun şeker yılbaşı ayakkabılarından da alsan, şu kırmızıyı yeni yıl gecesi giyerim hemen:) Yorulunca da yanındaki altın rengi babetlere geçerim :)

 

Ayakkabılar kırmızı çuvalında çok yer tutmuştur diye kalanların küçük ve hafif olmasına özellikle dikkat ettim, bak ne kadar düşünceliyim :) Takika'dan bulut kolye ve lale yüzük, Nazra'dan bereket damlası kolye ve Zerger'den melek küpeler. İşte bu kadarcıııık :)


Hee gönlünden birşeyler daha koparsa, bunlar yetmez dersen, blogumu biraz kurcala, Furla'nın geeçen gün bahsettiğim çantası var, eski wishlistlerim var, oralardan kopya çekebilirsin :)

P.S. Çekiliş hala devam ediyor, benim gibi NR. 39 ayakkabıların hayranıysanız, kaçırmayın yılbaşında kazananı açıklıyorum. Hemen çekilişe katılmak için tık tık.

29 Aralık 2011 Perşembe

2012 Bana Neler Getirsin?

1-Sağlık: Çok klişe bir başlangıç oldu ama ilk dileğim sağlıklı bir yıl, hem kendim hem de tüm sevdiklerim için. Yolumuz hastaneye sadece rutin kontroller için düşsün eğer düşecekse. Teyzeciğim de bir an önce sağlığına kavuşsun, sarı kıvır kıvır saçları çıksın ve bu ailemizdeki son hastalık olsun, 2011'de kalsın.

2-İş: 2012'den en önemli isteklerimden biri de iş. Ama nasıl bir iş? Severek yapacağım, başarılı olacağım, pazartesi sendromu yaşatmayan, keyifli bir çalışma ortamı ve arkadaşları olan, bir de en önemlisi biraz İzmir, biraz İstanbul,sürekli iki şehir arasında gezeceğim bir iş olsun. Artık ne İstanbul özlemiyle İzmir'de sıkılmak istiyorum ne de İstanbul'da olup ailemi özlemek. İkisi bir arada olsun. Gideyim bir hafta İstanbul'da çalışayım, geleyim sonra İzmir'de durayım bir iki hafta, İstanbul'a tekrar gideyim falan. Böyle bir iş var mı bilmiyorum ama Evren'e siparişimi gönderdim, bekliyorum :)

3-Gezmek: 2012 benim leyleği havada gördüğüm yıl olsun, o kadar çok gezeyim ki, bavulum hep odamda ulaşılabilir bir yerde olsun, boşalsın, dolsun sürekli, durduğum yerde durmayayım, hava alanları evim gibi olsun (Böyle de diliyorum da, çok gezeyim diye diye sonunda pilot ya da tur rehberi falan olacağım sanırım). Gezmek konusunda biraz daha spesifik olmak gerekirse:
  • Mesela her sene spring breaklerde olduğu gibi bu yıl da Nisan sonunda Antalya'ya gideyim, Amara Wings'de kalayım, en büyük sorunum hangi bikinimi giyeceğime, hangi kokteyli içeceğime karar verememek olsun, açık büfede tıka basa yemek yiyeyim, havuz başında Mojito'mu içerek güneşlenip, bronzlaşayım, denize gireyim. Bir yaz kızı olarak, minimum bir hafta deniz tatili şart benim için, yoksa depresyona giriyorum.
  • Sonra Eylül başında ya da Haziran'da, yani daha sakin bir dönemde Bozcaada'da 3-4 gün huzurlu bir tatil yapayım, Ayazma'nın buz gibi sularında yüzeyim, sonra Vahit'in yerinde buz gibi bira içip, kalamar yiyeyim, şarabımı alıp günbatımını Polente'de izleyeyim. Tüm gezilerim de yeme-içme odaklı onu farkettim :) En iyisi Mehmet Yaşin beni çırak alsın, Anadolu'nun tüm lezzetlerini keşfedelim. Hem iş dileğim de gerçekleşmiş olur. Evet evet harika fikir bu :)
  • Londra'ya can dostum İnci'min yanına gideyim, bir hafta kalayım, hatta 2012'nin ilk gezisi bu olsun.
  • New York'ta , Boğaziçi Ekonomiyi sevme nedenim olan, en sıkıcı projeyi, dersi, midterm haftalarını bile eğlenceli hale getiren, herkesin gülerek izlediği filmlerde bile ağladığımız, beraber Dominos'un cirosunu 2'ye katladığımız, Harvard bardağımdan her kahve içişimde biraz daha özlediğim Denizciğimle bir hafta geçireyim, çılgınca gezelim, eğlenelim.
  • Paris, Roma, Venedik, Viyana da listemde ama daha romantik şehirler için acele etmiyorum, bir iki yıl bekleyebilir onlar :)
  • Yunan adalarını gezmek istiyorum. En çok görmek istediklerim de dedemin memleketi olan Midilli ve romantik Santorini. E gitmişken Mikanos'ta da bir happy hour yapmadan olmaz :)




  • 4-Kilo Vermek: 2012' de eski kiloma döneyim, bu demek oluyor ki 10 kilo vereyim (sağlıklı bir şekilde) ve hep o kiloda kalayım. İstediğimi yiyip ince kalayım eskisi gibi. Şu yıllardır edinemediğim düzenli spor alışkanlığını edineyim artık ve hep fit görüneyim. Şöyle dümdüz bir karnım olsun, jean'lerim bol gelsin:)



    5-Fotoğraf Kursuna Gitmek: Vallahi kendim için birşey istemiyorum, sırf siz blogumda kaliteli fotoğraflar görün diye istiyorum:)) Noel Baba bana bir D90 ya da Canon EOS 550D getirse, bir de kursa gitsem, fotoğrafçılığımı geliştirsem fena mı olurdu!

    6-Blogumu Geliştirmek: 2011'de yaptığım en doğru şeylerden biri (Hatta tek doğru şey olabilir mi? Değildir umarım:-p )) blog yazmaya başlamaktı. 2012'de blogumun çok daha profosyonel olmasını, kaliteli fotoğraflar paylaşabilmeyi, daha çok okunmasını, takip edilmesini istiyorum. Takipçi sayım 1000'i geçsin istiyorum.

    7-Birazcık Alışveriş: Biraz olacağına inanmıyorum ama umarım içimdeki alışveriş canavarı biraz sakinleşir, elimde 8 torbayla alışveriş merkezlerinde koşuştururken görmezsiniz beni :) Yine de 2012 bana bol bol ayakkabı, elbise, bikini, çanta, takı getirsin :) Ama hepsi doğru parçalar olsun, dolabımda bir köşede beklemesin. Özellikle hangi ayakkabı, çanta falan derseniz, yılbaşından önce Noel Baba'ya bir alışveriş listesi vereceğim, bir sonraki postu bekleyin:)

    İşte benim 2012'den beklentim budur. 2011 biraz tatsızdı, ama tüm tatsızlıklar, yırtılan son takvim yaprağıyla gidecek; 2012 ve ben birbirimizi çok seveceğiz, biliyorum. Sizin yeni yıldan beklentileriniz neler? Haydi ben uzun uzun anlattım, siz de paylaşın benimle :)

    P.S. Çekiliş hala devam ediyor, benim gibi NR. 39 ayakkabıların hayranıysanız, kaçırmayın yılbaşında kazananı açıklıyorum. Hemen çekilişe katılmak için tık tık.

27 Aralık 2011 Salı

Ben de BenMODA'dayım: )

Artık ben de BenMODA'dayım, çok sevdiğim blogger arkadaşlarımın yer aldığı bu güzel platformda, benim de blogumun yer alması çok mutlu etti beni. BenMODA'ya hoşgeldim :)