kilo verme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kilo verme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2015 Cuma

Fit Friday: Dilara Koçak'tan 3 Günlük Diyet Listesi (2. Liste)

Baştan itiraf edeyim de rahatlayayım. son günlerde iştahım çok açık ve canım sürekli tatlı istiyor. Yapma Alışverişkolik, sen her Cuma fit friday yazıları yazıyorsun, aç oku bak, tatlı kriziyle nasıl baş edilir yazmışsın diyorum. Haftasonu için de bir sürü planım var ve muhtemelen ipin ucu kaçacak ama siz bana uymayın, bakın size ne güzel Dilara Koçak'tan bir diyet listesi veriyorum, üstelik listedeki sağlıklı tarifleri de bulacaksınız. Malzemeleri bulamazanız, mevsme göre değiştirbilirsiniz, ıspanak yerine semizotu salatası, narlı yerine çilekli yoğurt neden olmasın ki :) Aç kalmanızın mümkün olmadığı, sağlıklı ve lezzetli tariflerle dolu 3 günlük listeniz burada, başlamak için ne bekliyorsunuz:)


İşte Dilara Koçak'tan tarifler:

Vicdan Çorbası
Malzemeleri
2 adet kabak,
2 adet domates,
2 adet soğan,
2 yemek kaşığı bulgur
2 veya 3 diş sarımsak,
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
1 demet nane,
1 demet dereotu,
1 demet maydanoz,
Az tuz,
Limon,
Pul biber,
Kimyon veKarabiber
Hazırlanışı;
Bütün bu malzemeleri 2 bardak kadar su ile pişirin. Pişirdiğiniz malzemeleri blenderden geçirin.

İyi Yaşam Çayı
Bir litre sıcak su içine birkaç dal taze nane, 3 çubuk tarçın, 1 çay kaşığı toz zencefil, 1 tatlı kaşığı bal, limon kabuğu rende ve limon suyu kaynatıp süzebilirsiniz.

Mercimekli Bulgur Salatası
5 yemek kaşığı haşlanmış mercimek, 1 yemek kaşığı sirke, 1 yemek kaşığı haşlanmış bulgur, bol maydanoz nane domates,kırmızı biber, 1 tatlı kaşığı zeytinyağ son olarak üzerine 3 yemek kaşığı yoğurt

Patatesli Ispanak Salatası
1 haşlanmış patates
300 gram sotelenmiş ıspanak
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
Bol kimyon, kekik
50 gr beyaz peynir


Yulaflı Narlı Yoğurt
1 kutu probiyotik yoğurt,1 yemek kaşığı yulaf, 2 yemek kaşığı nar, 10 badem,tarçın 

20 Mart 2015 Cuma

Fit Friday: Dilara Koçak'tan 3 Günlük Diyet Listesi

Merhaba benim fit fıstıklarım, bahar yaklaşınca Fit Friday yazılarımı daha dikkatle okumaya başladınız değil mi :) Haftalardır dikkat etmemiz gereken ufak püf noktalarını konuştuktan sonra bu hafta sizinle harika bir diyet listesi paylaşacağım. Diyet listesi benim de bir dönem danışanı olduğum uzman diyetisyen Dilara Koçak'a ait. Dilara Koçak sıkıcı yasakları olmayan, aç bırakmayan, kolay bulunan malzemelerden esnek listeler hazırlayan, çok bilgili, anlayışlı ve pozitif bir diyetisyen. Kitaplarını, websitesini, sosyal medya hesaplarını, köşe yazılarını, TV programını takip edin, çünkü bilin ki Dilara Koçak söylüyorsa doğrudur. 3 günlük diyet listesi dediysem sakın bunu sözde uzmanlar tarafından hazırlanan şok listelerle karıştırmayın, bu liste size 3 günde 5 kilo birden verdirmeyi değil, gün içinde neyi ne kadar tüketmeniz gerektiğini öğretmeyi ve metabolizmanıza göre 0,5-1 kilo verdirmeyi hedefliyor. Diyet yapmanıza engel bir sağlık durumu yoksa, bu listeyi rahatça uygulayabilir, ufak değişikliklerle 6 gün de yapabilirsiniz. Bol su içmeyi ve yürüyüş ya da sporu da ihmal etmeyin.

İşte 3 günlük liste:




Dilara Koçak facebook sayfasında listede geçen tarifleri de paylaşmış. İşte sağlıklı ve lezzetli tarifler:

Mantar Sote:
500 gr mantar, 2 büyük soğan, 1 YK zeytinyağı, 2 diş sarımsak, 1 kapya biber, 1 domates rende, 1 yeşil biber, tuz, karabiber, kekik. Tüm malzemeleri birlikte soteleyin yaklaşık 6-7 dk sonra yemeye hazır olmuş olacak.

Yağ Yakan Çorba:
6 orta boy soğan
3 diş sarımsak
yarım lahana
4 kapya biber
kimyon, karabiber,zerdaçal
1 demet maydanoz
yarım çay bardağı mercimek
3 yemek kaşığı biber salçası

Bütün malzemeyi doğrayın üzerine çorba kıvamında olacak şekilde su ile doldurun. Malzemeler yumuşayana kadar pişirin isterseniz blendırdan geçirip süzme çorba haline getirebilirsiniz.


Diyet yapmaya hep pazartesi başlanır ya, gelin bu sefer bir değişiklik yapıp cumartesi başlayın. Özellikle hafta içi çok yediğiniz için vicdanınız rahatsızsa (ki benim öyle bu hafta acayip açıktı iştahım kendimi her gece dolabın önünde buldum, mevsim değişikliğinden mi acaba) bu 3 günlük liste sizi hafifletecek. Hem hafta sonu market alışverişine, yemek yapmaya da vakit var.

O halde yarın başlayalım mı fıstıklar? Anlaşalım yalnız, 3 gün bitince yemeyi abartmak yok, mantar yerine kabak olur, kayısı yerine erik olur, böyle ufak değişikliklerle hep bu düzende beslensek yaza incecik gireriz. Eğer isterseniz haftaya cuma da yeni bir 3 günlük liste paylaşabilirim sizinle. Haftaya cumaya kadar hepimiz uslu birer kız olalım ve bikini mevsimine hazırlanalım :)

6 Mart 2015 Cuma

Fit Friday: Kaçamakları Nasıl Telafi Ederiz?


Her diyet bir gün bozulmaya mahkumdur, ne kadar disiplinli olursanız olun, arkadaşının doğum günü olur pasta yersiniz, halanız sizin için mantı yapmıştır kırmak olmaz ya da tatile çıkmışsınızdır açık büfe gözünüzü döndürmüştür. Evet her gün size her teklif edilen yiyeceği yiyin demiyorum ama arada abartabileceğinizi de şimdiden kabul edin hatta arada bence mutlaka kaçamak yapın yoksa hayat çok sıkıcı olur, diyetiniz sürdürülebilir olmaz. Yazın kilo verdiğim dönemde her ne kadar mümkün olduğunca disiplinli olsam da, çok sevdiğim pek çok yemeği reddetsem de, benim de ipin ucunu kaçırdığım günler oldu. Önemli olan o ipin ucunu nasıl kaçırdıysanız öyle yakalamak. Aman nasıl olsa öğle yemeğinde hamburger yedim diyeti bozdum, akşam da bir tabak kızartma yiyeyim, battı balık yan gider derseniz, o zaman gerçekten batmak üzeresiniz dikkat. Kaçamak yaparken çok önemli 5 kuralımız var. Bu 5 kurala uyarsanız benim gibi  tatlılar, dolmalar, sarmalar, börekler yiyerek zayıflayabilirsiniz:

Kural 1: Bu yemeği gerçekten çok mu istiyorsunuz ve başka zaman bulamayacağınız özel bir yemek mi? Cevap evetse, kaçamak yapmaya değer. Pizzayı hedeflediğiniz kiloya indikten sonra yiyebilirsiniz değil mi, ya da köşedeki pastanenin meşhur cheesecake'i piyasadan kalkmıyor, bir ay sonra da yiyebilirsiniz? O halde bunlar için diyeti bozmayın. Ama örneğin Antep'ten bir tepsi baklava geldiyse, onu bir daha bulamazsınız, 2 tane yiyin. Ya da ananeniz yılda sadece birkaç kez pişirdiği boşnak böreğinden yaptıysa, bir dilim tatmadan olmaz. Kısacası kaçamak yapmadan önce değer mi yoksa ertelenebilir mi onu düşünün. Burger King, McDonalds Türkiye pazarından çıkmıyor, sakin olun.
Kural 2: Kaçamak yapın ama porsiyonu kontrol ederek, kaçamak yapmak sınırsız yemek değildir, dikkat ettiyseniz 2 baklava, bir dilim börek dedim, bir tepsi değil.
Kural 3: Kaçamak yapma sıklığı da önemli tabi haftada 4 kez kaçamak yapıyorsanız burada bir sorun var demektir. Eğer tatil, bayram gibi özel bir durum varsa kaçamaklar biraz artabilir. Ama benim size önerim kilo verirken kaçamak sayısı haftada bir olsun, o da yukarıda dediğim gibi küçük porsiyonlarla. Kilo korumayı hedeflerken haftada 2-3, yine porsiyonu küçük kaçamaklar yeterlidir.
Kural 4: Yine tatil gibi istisnalar dışında, kaçamak bir öğün olsun ve bitsin. Canınız pizza istiyordu, bir küçük boy yediniz tamam, şimdi normal ve sağlıklı beslenmenize dönün. Üstüne bir de tiramisu yemeyin, akşam mantı yemeyi aklınıza bile getirmeyin.
Kural 5: Telafi edin. Nasıl bir arkadaşınızı üzdüğünüzde, gönlünü almak için ona ufak da olsa bir jest yapıyorsanız, vücudunuzu üzecek şeyler yediğinizde de onu mutlu edecek şeylerle bunu telafi edin. Hayır canım, vücudunuz cipsle değil brokoli ile mutlu oluyor. Diyelim ki bir öğün ipin ucunu kaçırdınız, telafi etmek için yarım saat ya da 1 saat kadar yürüyün. İçtiğiniz su miktarını 2,5 -3 litreye çıkarın ki, zararlı besinler vücudunuzu kolay terk etsin. Bir sonraki öğünde sebze çorbası tercih etmek en doğrusu olur. Benim harika bir tarifim var, ne zaman diyeti bozsam bizim evde ertesi gün o çorba pişerdi, ilerleyen haftalarda paylaşırım. Eğer sebze çorbası şansınız yoksa, az yağlı bir sebze yemeği ya da ızgara ve salata da sağlıklı alternatifler arasında. Sebze çorbası yanında bir dilim tam tahıllı ekmek ve bol salata yiyebilirsiniz, bir dilim az yağlı peynir de yerseniz protein ihtiyacınız da karşılanır.

Kaçamak yaptıktan sonra yapabileceğiniz en kötü 2 şey nedir? 1- Yine bozdum diyeti, ben bu işi başaramayacağım demek ve vazgeçmek. 2) Vicdan azabıyla saatlerce aç gezmek. Bunun sonuçları blumia ya kadar giden yeme bozukluklarına gider, sağlığınız bozulur. Üstelik vicdan azabıyla saatlerce aç kalmanın sonucu yeniden sağlıksız yemeklere saldırmaktır.

O halde kızlar, artık canımızın çektiği yiyeceklerden mahrum kalmadan zayıflayabiliriz. Sonra da zayıflarken kebap da yedim, pizza da diye hava atarsınız (Şu an yazarın yaptığı gibi :)) Hiç bir hata dünyanın sonu değil kızlar, size bir şey olmasın. Belki bu yazıyı okurken bir yandan çikolata yiyorsun hatta yazının sonunda fark ettin ki, paketin de sonu gelmiş. Olsun her hatanın telafisi var, sakın pes etme, yarın sebze çorbası içersin :)

Sometimes it can be really hard to resist delicious food when on a diet. You know, you go to a birthday party and you eat chocolate cake, your aunt cooks your favourite dish for you or your best friend visits you with a bottle of wine and chocolates. These things happen,you know, do not expect to be perfect, one slice of pizza doesn't kill anyone, eat your pizza and go back to your healthy routine. Pretend that everything is fine, do not quit your diet. I have 5 golden rules, you can eat  some high calorie food and it won't make you put on weight, if you know the rules:

Rule 1: Is it a very special food? No guys, McChicken is not special. If you dream of a hamburger, just dream that there is a delay button. You can eat it 2 months later, McDonalds will not close down its restaurants. Yet, if  your friend bought a box of premium chocolates from Switzerland, you cannot delay it, enjoy your chocolates.
Rule 2: How much you eat is as important as what you eat. You may eat chocolate, but not a whole box, 2-3 pieces are enough.
Rule 3: You can have a high-calorie meal once a week. But not 3 times a week. 
Rule 4: A high calorie lunch should not be followed by a high calorie dinner. If you eat hamburger for lunch, prefer salad to spagetti for dinner. 
Rule 5: Yesterday you ate too much. Then, today you should eat  vegetables, fruits and grilled fish and 3-4 slices of whole wheat bread.. You must exercise more and drink more water. Help your body to clean itself.

The worst thing to do after a high-calorie meal is giving up your diet and eat more. The second worst thing to do is staying hungry for hour since you feel guilty. It may cause blumia or anorexia. Don't go to extremes, just go on eating healthy, forget about your guilty meal. A bowl of vegetable soup is the best meal to feel fit again. 

6 Şubat 2015 Cuma

Fit Friday: Su Hayattır!


4 yıllık moda ve stil blogu nasıl fitness ve diyet bloguna döndü anlamadım ama son 3 yazım da Fit Friday olunca, bir durup düşündüm:) Son haftalarda nişanım, tez ve ailedeki sağlık sorunları nedeniyle bir türlü çekim yapma fırsatı bulamadım, önümüzdeki hafta çekim yapma fırsatı olur mu bilemiyorum ancak bloga yeni kategoriler ekliyor olacağım. Şunu da yaz, dediğiniz konular varsa, yorum ya da mail yazarak ulaşın, istek şarkı çalar gibi yazayım ben de :)

Bu hafta Fit Friday yazım da İnci'min isteği üzerine blogda. İnci'den daha önce  bir çok kez bahsettim blogda. İnci, çok yoğun çalışan bir muhabir, ofis- haber- ropörtaj koşuştururken su içmeyi unuttuğundan yakındı ve benden Fit Friday'de su içme konulu bir yazı istedi. İyi ki hatırlattı, bu kadar önemli bir konuya nasıl değinmemişim hayret ettim.

Suyun vücudumuza faydaları saymakla bitmez, her gün doktorlar gazetelerde sayfa sayfa yazarken uzun uzun benim de yazmama gerek yok. Yine de kısaca özetlemek gerekirse, yeterli miktarda su içmek, organların sağlıklı şekilde çalışmasını sağlıyor, toksinler vücudumuzdan daha kolay atılıyor, iştah rahatça kontrol ediliyor, bağırsaklar düzene giriyor, enerji düzeyi yükseliyor, metabolizma hızlanıyor, cilt nemlenip ışıldıyor, selülitler azalıyor. Su içmek, hem sağlıklı olmak hem de kilo vermek için olmazsa olmaz.

Ne kadar su içmemiz gerektiği konusunda farklı görüşler olsa da, pek çok uzman en az 1,5 litre su içmemiz gerektiği konusunda hem fikir, optimum miktar ise 2-2,5 litre. Ancak eğer spor yapıyorsanız ya da vucüdun su kaybının arttığı yaz aylarındaysak bunu 3 litreye çıkarmak gerekiyor. Burada önemli olan bu miktarın saf su olması. Yani tüm gün asitli içecekler, kahve, alkollü içkiler tüketip, 2 litre sıvı tükettim, yeterli demiyoruz. Hatta kafein ve alkol su kaybına yol açtığı için her kafeinli içecek ve alkolden sonra 1 bardak su içmekte yarar var. Türk kahvesinin yanında neden su geldiği şu an anlaşıldı mı?

Hem sağlıklı ve enerjik olalım, hem güzelleşelim, kilolarımızı daha hızlı verelim istiyorsak, daha çok su içeceğiz, ama nasıl? İşte size daha çok su içmenizi sağlayacak küçük tüyolar:

  • Öncelikle masanıza bir sürahi koyarak işe başlayın. Bazen masadan kalkıp su içmeye üşeniyoruz, elinizin altında her an su olursa daha çok içersiniz, hem de sürahiye bakarak kaç litre su içtiğinizi kolayca anlayabilirsiniz.
  • Sabah kalkar kalkmaz 1, mümkünse 2 bardak su için. Saatlerdir susuz kalan vücudunuzun buna ihtiyacı var.
  • Eğer masa başı çalışmıyor, gün içerisinde oradan oraya gidiyorsanız, hemen kendinize bir matara alın ve her sabah evden çıkmadan doldurup çantanıza alın. (Burada önemli bir bilgi: Daha çok su içmek için pet şişede su alıp, arabanızda mı bıraktınız? Onu hemen atın, güneşin altında bekleyen pet şişedeki su, kanserojene dönüşüyor, özellikle meme kanseri riskini arttırıyor. Su alırken de güneşte beklememiş olmasına dikkat edin.)
  • Restoranda yemeğinizi seçtiniz ve menüde içecekler bölümüne geldiniz. Hiç bakmayın, hemen sadece su isteyin. Bu sayede hem daha çok su içmiş, hem de gereksiz kaloriden kurtulmuş olursunuz.
  • Su içmeyi sevmiyorum diyenler, suyunuzu aromalandırmayı denediniz mi? Sürahideki suya limon, salatalık, taze zencefil ya da yeşil elma dilimleri, tarçın çubuğu, nane yaprakları gibi evde bulduğunuz ve aromasını sevdiğiniz tatlandırıcıları ekleyip, buzdolabına koyup, ertesi gün içebilirsiniz. Hem tadı çok güzel olduğu için eliniz şekerli içeceklere gitmeyecek, hem içtikçe ferahlayacaksınız. Üstelik limondaki C vitamini ve zencefil metabolizmayı hızlandırır, bağışıklığı güçlendirir, tarçın kan şekerinizi düzenler. İnternetten sassy su tarifini kolayca bulabilirsiniz.
  • Teknolojinin nimetlerinden de yararlanalım, su içmenizi hatırlatacak bir uygulama indirip, içtiğiniz su miktarını kontrol edebilirsiniz. WaterMinder ve daha pek çok uygulamadan istediğinizi seçin. 
  • Karnınız acıktığında abur cubura saldırmadan önce bir bardak su için. 10-15 dakika bekleyin, açlık hissinin hala sürüp sürmediğine bakın. Beyin açlık ve susuzluk sinyallerini karıştırabiliyor. Eliniz dolaptaki tatlıya gittiğinde bir dakika durun, belki de vücudunuzun ihtiyacı olan şeker değil de sudur? Ayrıca soğuk yerine ılık su içerseniz, ılık su mideyi daha geç terk ettiğinden tokluk hissi daha uzun sürer.
Ve son olarak tam şu an kalkıp bir bardak su için. Hemen, şimdi. 

My style and fashion blog is about to convert to a diet and fittness blog. I have noticed that my last 3 posts are about diet. I could not find time for a photoshoot because I am very busy lately w,ith my master thesis, engagement and some health problems in my family. I hope to make posts in different topics next week.

This week, Fit Friday's topic is drinking more water. One of my besties, Inci is a very busy journalist, she forgets to drink water for hours and she asked me to write a post about dirinking water. Thank you my sister Inci, I have completely forgotten to write about this important subject. Everyday we see columns in newspapers about the importance of drinking enough water. I won't repeat what doctors say but I will give you a brief summary.  Drinking enough water boosts your metabolism, cleans your body, brightens your skin, removes cellulites, gives you energy, controls your apetite. 

Optimal water consumption level is about 2-2,5 litres, minimum level is 1,5 litres. If you are making exercises or if it is summer, you should drink 3 litres water. When I say " water", I mean only water, not other beverages. If you drink coffee or alcoholic drinks, they can dehydrate your body and you should drink more water.
 
Small tips to drink more water:
  • Every morning drink a glass of water before breakfast. Your body really needs it.
  • There should be a jug of water on your  office desk since sometimes we cannot find time to stand up and drink water.
  • Why don't you take a bottle in your bag while leaving home?
  • When you go to a restaurant, choose your meal and skip beverages menu. A bottle of water please! I won't take any liquid calories and sugar!
  • If you don't like the taste of water, you can put some lemon slices, ginger, cinnamon, cucumber or mint leaves. It tastes fresh and perfect, it boosts your metabolism. You can google the recipe of Sassy water and try it, too.
  • Find an app that will remind you to drink water.  You can try Waterminder or another application.
  • When you feel hungry, before junk food, grab a glass of water. Our brain can confuse the signals of hunger and thirst. If you drink warm water, it will leave your stomach slowly like a bowl of soup and it will keep your stomach full.
Last tip: Go and drink a glass of water, NOW!


16 Ocak 2015 Cuma

Fit Friday: Bir Alışverişkoliğin Zayıflama Macerası


                                ÖNCE                                                             SONRA

Yazdan beri en sık duyduğum soru: "Nasıl zayıfladın?" sorusuydu, artık bir yazıyla buradan da anlatmamın vakti geldi sanırım. Verdiğim kiloları 5 aydır da koruduğuma göre artık sizlere nasıl verdiğimi anlatabilirim.

Öncelikle bu yazıya bir uyarıyla başlamak istiyorum. Biliyorsunuz ama tekrar edeyim ,ben ne doktor ne diyetisyen ne de spor hocasıyım. Burada sizlere ancak kendi deneyimlerimi anlatabilirim, bazıları uygular işe yarar, bazılarının profesyonel desteğe ihtiyacı olur. Sizlere en önemli tavsiyem, eğer kilo vermek istiyorsanız işe önce sağlıkla başlayın. İlk hedefiniz sağlıklı yaşamak olsun, kilo verirken sağlığınızı kaybetmeyin. Kilo probleminiz bir sağlık sorunundan kaynaklı olabilir mi, önce bunu araştırın. Belki yıllarca acımasızca tükettiğiniz sağlıksız karbonhidratlar insülin direncine yol açtı, belki hipotiroidiniz var, belki böbrek üstü bezleriniz kilolarınızın sorumlusu. Bunun cevabını almadan hiçbir diyete başlamayın, aksi halde çabalarınız boşa gider, aç da gezseniz kilo veremezsiniz. Hiç zor değil aslında, bir sağlık ocağı doktorundan bile randevu alıp, genel bir kan tahlili yaptırsanız, bu sorulara cevap bulursunuz. Benim çok şükür sağlık sorunum yoktu, kilolarımın tek suçlusu abur cubur ve hamur işlerine olan düşkünlüğümdü. Bazıları kilo vermek için diyetisyenle çalışmayı tercih eder, eğer beslenme bilginiz yetersizse, özel bir sorununuz varsa ya da sizi disipline sokacak birine ihtiyaç duyuyorsanız, bir diyetisyenle görüşebilirsiniz. Ben de geçmişte birkaç kez diyetisyenle kilo vermeye çalıştım, bazen başarılı oldum bazen de birkaç kilo verip pes ettim ve verdiğim birkaç kiloyu da geri aldım. Ancak bu yaz verdiğim kiloları diyetisyen desteği almadan kendi kendime verdim. Beslenmeyle ilgili yıllarca çok kitap okudum, ünlü uzmanların yazılarını takip ettim, eskiden çalıştığım diyetisyenlerden de çok şey öğrenmiştim. Yani okuyan diyetisyenler kızmasın ama artık diyetisyenlerin bana öğreteceği bir şey kalmamıştı. Teoride harika, pratikte berbattım, ta ki bu yaza kadar. Bu yaz bilgilerimi pratiğe de döküp, kilo sorunumu çözdüm.

İlk uyarıları yaptıktan sonra hikayeyi başa alalım. 20'li yaşlarımın başına kadar hep çok zayıf bir kızdım. Çocukluğumda çırpı gibi bacaklarım vardı, lisede ve üniversitenin ilk yıllarında da hep 50 kilonun altındaydım. Ancak üniversitedeki birkaç yıl geçtikten sonra, fast food ağırlıklı beslenme, gece yarısı atıştırmalıkları derken kilo almaya başladım. Ve 48 kiloyla başladığım üniversiteden 63 kilo ile mezun oldum, evet bunu da ilk buradan itiraf ediyorum :) Bazen kilomu umursamadan çılgınca yemeye devam ettim, bazı dönemler kafaya taktım, vermeye çalıştım, ama verdiğim birkaç kilo da bir ay içinde geri geliyordu diyeti bırakınca. Bu yaza kadar hep böyle bir kısır döngüdeydim, 3 kilo ver, 3 kilo al yuvarlanıp gidiyordum. Kilomdan hep şikayet ediyordum ama fark ettim ki kilo verme konusunda hiç kararlı olmamıştım. Bu yazın başında ilk kez çok kararlı bir şekilde kilo vermek için kendime söz verdim. 60 kiloya gelmiştim ve en az 10 kilo fazlam vardı ve Ağustos sonu çıkacağım tatilde bu kiloların büyük bölümünü vermiş olacaktım ve kilo sorununu bir daha asla geri gelmemek üzere çözecektim. Bakın altını çiziyorum, en önemli sırrım buydu: KARAR VERMEK. Sırrın ne diye soranlar sanırım basit, sihirli bir sır bekliyor, ama öyle bir sır yok canlar, olsa ben size söylemez miyim? Sır yok, kan, ter, gözyaşı, sağlıklı besinler, spor ve KARARLILIK var. Zayıflamak isteyen çoğu kişi  mango hapı, lahana çorbası, bilmem ne kökü, detox çayı ile zayıfladım diyeyim istiyor sanırım ama öyle bir dünya yok. Yahu bir düşünün gerçekten sağlıkla zayıflatan bir çay, bitki vs olsa, dünyada herkes incecik ve sağlıklı olmaz mıydı? Tıp, bilim o kadar ilerlemedi hala. Zayıflamak istiyorsanız, bir kesin karar vereceksiniz, iki sağlıklı bir yaşam planı oluşturacaksınız. Kararlılığın bu kadar üzerinde duruyor olma sebebim, asıl farkı yaratanın bu olması. Eğer zayıflamak istiyorum diyorsanız ama gerçekten karar vermediyseniz, başlamayı hep pazartesiye ertelersiniz. Çarşamba günü vazgecersiniz. Biri çikolata ikram ettiğinde, bir taneden birşey olmaz dersiniz, sonra 2. ve 3. yü de yersiniz. Ondan sonra da, zaten diyet bozuldu, battı balık yan gider deyip, dev bir hamburger sipariş edersiniz. Ertesi gün de vicdan azabıyla akşama kadar 2 grissini ile ayakta kalmaya çalışıp, sonra açlığınız tavan yaptığından koca bir pizzayı mideye indirirsiniz. Bu hikaye tanıdık geldi mi? Bana da tanıdık geliyordu, korkmayın. Hep böyle gitmek zorunda değil, gerçekten karar verdiğinizde her şey değişiyor. Pazartesiyi beklemiyorsunuz, hemen o gün başlıyorsunuz. Bahanelere sığınmıyorsunuz saat gece 11 de bile olsa bir fırsat bulup yürüyüşe çıkıyorsunuz. Size zararlı her besine hayır diyorsunuz ve bundan dolayı üzülmüyorsunuz, aksine güçlü bir iradeniz olduğunu fark edip, mutlu oluyorsunuz. Bu uğurda doğum gününüzde bile pasta yemiyorsunuz, herkes rakı içerken siz light kola ile eşlik ediyorsunuz. Eğer bir gün fazla kaçırdıysanız, battı balık diyeceğinize, nasıl telafi ederim deyip, ertesi gün yarım saat fazla yürüyor, 2 dilim daha az ekmek yiyorsunuz. Evet sanırım özetle yaptığım buydu.

Kilo verme sürecinde başarının anahtarı bana göre motivasyonu her an yüksek tutmak. Ben kendi uyguladığım bir formülü size de önermek isterim. Haziran sonuydu, yaz başlamıştı ve ben yine bikinimin içindeki görüntümden rahatsızdım, dar elbiselerden göbeğim çıkıyordu ve ben son 3 4 yazdır hep böyleydim. Bu yaz farklı olacaktı ve ben artık plajda rahat rahat yürüyecektim. Hemen bir word dosyası açtım ve neden zayıflamak istediğimi uzun uzun yazdım. Bikiniler üzerimde harika olacaktı, dar gelen ve dolapta bekleyen sarı elbiseme sığacaktım, yılın trendi crop toplardan giyebilecektim ve uzun zamandır görmeyen herkesi şaşırtacaktım. Size tavsiyem, komik, saçma demeden aklınıza gelen her şeyi yazın. Ve ne zaman sıkılsanız, canınız pasta yemek istese açıp bunu okuyun, neden başladığınızı unutmazsanız, asla vazgeçmezsiniz. Ben yazmayı seven biri olarak bu süreçte bir günlük tuttum. "Harikasın bak bu sabah 300 gr daha verdin, iyi ki dün böreğe hayır demişsin, dün pilates-yapamadın ama bugün telafi edersin", "Tatile 3 hafta kaldı, ha gayret 3 kilo daha verirsin, bandaj etek de giyebilirsin birkaç kilo daha verirsen" şeklinde kendi kendime gaz verdim. Ara ara dönüp bunları okuyunca da ne çok yol katettiğimi gördüm.

Motivasyon, kararlılık hepsi tamam da sadece gazla bu iş tabi ki olmaz. Çok basit iki kural var: Bir, doğru ve sağlıklı beslenme, iki, daha çok aktivite. Ne olur, şok diyetlere, şarlatan sözde diyet koçlarının listelerine yüz vermeyin. Sağlığınızdan olmayın, tam tersi zayıflayıp daha sağlıklı olun. Eğer bir sağlık probleminiz yoksa, doğru beslenmeyi öğrenmek için Dilara Koçak ya da Banu Kazanç gibi uzman diyetisyenlerin kitaplarını alıp okuyun. Neyi ne kadar tüketmeliyiz, hangi gıda ne zaman, nasıl tüketilmeli öğrenin. Bu kitaplarda hazır diyet listeleri de var, sağlıklıysanız bunları da uygulayabilirsiniz. Ben listelerden sıkılırım, o yüzden belli bir listeyi takip etmedim. Evde ne piştiyse yedim. Tabi evde kızartmalar, börekler de pişebilir, benim kastettiğim sebze yemekleri ve ızgaralar. Sadece sebze ve ızgara mı yedin derseniz elbette hayır, arada benim de sarmalar, börekler tatlılar yediğim oldu. Ama insanı şişmanlatan dolmalar, tatlılar değil, zihniyetleri. Bunları yedim diyet bozuldu zaten der, pes ederseniz kilo alırsınız. Yok bugün fazla kaçırdım ama aynen devam ediyorum, sağlıklı besinlere dönüyorum derseniz, keyifle, hiç bir yemekten mahrum kalmadan zayıflarsınız. Karbonhidrat ve yağ miktarının kontrolü önemli elbette. Pilav ve makarnadan  yemeğin yanında 2-3 kaşık kadar tükettim, bunları yediğimde ekmek yemedim. Sabahları peynir, ekmek, yumurta, zeytin vb. klasik Türk kahvaltısı, ara öğünlerde ise meyve, süt, yoğurt ve yağlı tohumlar (badem, fındık vs.) tükettim. Bu arada meyve ve yağlı tohumlarda da porsiyon kontrolü önemli, koca bir tabak meyve yiyip, ay çok sağlıklı besleniyorum derken, aslında kaşık kaşık şeker yemiş oluyorsunuz. Ceviz, badem, fıstık da evet çok sağlıklı ama bir kase değil bir avuç içi kadar yerseniz. Yani aslında kararında yerseniz her şeyden yiyebilirsiniz. Zaten size tavsiyem her ne kadar Dukan, Karatay bazı besin gruplarını yasaklasa da, siz her şeyi yiyin, karbonhidratı da kesmeyin, yağı da. Ama sağlıklı yağ, sağlıklı karbonhidrat. Ama ölçülü, belirli miktarda yağ ve karbonhidrat.

Beslenme kadar hareket de önemli, eğer az yiyip, bütün gün masa başında oturuyorsanız kilo vermeniz çok zor. Biliyorum, ama vaktim yok diyeceksiniz. Ben de diyorum ki, karar verirseniz, zaman yaratırsınız. Hiç vakit yoksa işe metroyla, vapurla gider, oraya kadar yürüsünüz, asansör yerine merdiveni tercih edersiniz. Ve emin olun ki, öyle özel spor koçlarına, pahalı gym lere üye olmanıza da gerek yok. En basit ve her yaşa, herkese önerilen, en ucuz spor yürüyüş. Tek bir yatırım yapıp, rahat ve koşuya uygun bir ayakkabı alın emin olun binlerce liralık spor salonlarına para vermekten daha iyi yatırım. Sonra da ne zaman vakit bulursanız yürüyün. Yürümek insanı rahatlatıyor, ben sadece zayıflamak için değil, stres atmak, zihnimi boşaltmak için de yürüyorum. Kilo verme sürecinde her gün 1,5 saat kadar yürüdüm, çok nadiren aksatmışımdır. Siz bu kadar çok yürümeyin bana uyup tabi, haftada 3-4 gün yarım saatle başlayıp, alıştıkça arttırın. Bende asıl mucizeyi yaratan pilates oldu. Daha önceden de pilatese gidiyordum ancak grup dersleri çok verimli olmuyordu, 100 kiloluk teyze de , 60 yaşında teyze de, yıllardır pilates yapan Ebru Şallı benzeri abla da aynı sınıfta pilates yapınca sonuç verimli olmuyor, bir de haftada 2-3 gün bende yeterli olmamıştı. Yazın üyeliğim bitince, pilatese nasıl devam ederim derken Ebru Şallı pilates DVD leri ile tanıştım ve hayatım değişti :) İtiraf edeyim daha önce Ebru Şallı'nın pilatesçi olmasını hafiften ti'ye alıyordum, o benim gözümde eski mankendi ve pilatesçi sıfatını çok ciddiye almıyordum. Derken  denemekten ne cıkar dedim ve 21 günlük kürlerini aralıksız uyguladım. Sonuç mu? Hiç inanmıyordum ama 21 günün sonunda göbeğim gittiği gibi karın kaslarım oldu, yazın her gören şok geçirdi desem abartmam. Pilates vucudu çok güzel şekle sokuyor, daraltıyor, sıkılaştırıyor, esnekliği arttırıyor, bel ve boyun ağrılarını geçiriyor, faydaları saymakla bitmez. Verdiğim kilo 10 kilo kadar olsa da 15 gibi durduğunu söylüyor herkes, nedeni hemen hergün pilates yapmam. Pilates kilo verdirmiyor ama 1-2 beden inceltebiliyor kilonuz aynı da olsa. Yalnız pilatesin faydaları saymakla bitmese de riskleri de var. Belinizi, boynunuzu falan sakatlamamak için, çok dikkatli olun, dikkat etmeniz gereken kurallar var, öğrenin ve başlangıc seviyesi hareketlerle başlayın. Isınmayı ve soğumayı unutmayın. Ben önceden pilates yaptığım için dvdlerle evde rahatça devam ettim. Eğer benim gibi Ebru Şallı dvdlerini alacaksanız, kulağınızı dört açın, dikkatle dinleyin ve önce başlangıc dvdsini alın, yanlış bir hareketin sonucu çok kötü olabilir, dikkat.

Şimdilik bu kadar canlar, giden kiloların hikayesini özetledim. Ama ne diyorum biliyor musunuz, bu yazı burada kalmasın bundan sonra blogumda sağlıklı beslenme ve spor yazıları da olsun. Çünkü tek yazıda tüm beslenme tüyolarını yazmak imkansız. Mesela sağlıklı yağ ve karbonhidrat nedir; tatlı krizi neden olur ve nasıl bastırılır; ara öğünde neler yenebilir; kaçamak yaptığımızda nasıl telafi edelim; zayıflamaya yardımcı süper besinler nelerdir gibi pek çok konuda sizinle bu süreçte edindiğim bilgileri paylaşmak istiyorum. Siz de istiyorsanız her cuma "Fit Friday" olsun ve fit yaşam tüyolarına blogda yer verelim. Yaşasın Alışverişkolik ile Fit Yaşam :)