Last Week etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Last Week etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2014 Pazartesi

Geçen Hafta

Final haftasını atlatmanın mutluluğu, gelen notların mutluluğu ile birleşince tatil kaymaklı ekmek kadayıfı gibi oldu. (Evet oburum benzetmelerim bile kaymaklı :))

It was a happy week since the final exams are over, when I saw my grades it became a wonderful week.


Vizem de çıktığına göre, Londra planları başlasın :) Hangi müzikaller görülecek, hangi restoranlara gidilecek, hangi müzeler ziyaret edilecek onlara kafa yoruyorum bugünlerde. Önerileri olanlar 11 Şubat'a kadar yazarlarsa çok sevinirim.

My Viss to UK is ready so I started to make plans and try to deiced which museums, restaurants and bars to go. All suggestions are more than welcome.


Geçen hafta favori burgerimin Mano olduğunu yazmıştım. İzmir'de yiyeceksem, bir Mano şubemiz olmadığından, Dükkan Burger'i tercih ediyorum. Tüm burgerseverlere şiddetle tavsiye edilir! Bir hamburger ve patatesi paylaşarak biranın kalorisini de nötrlemiş oldum aferin bana :)

Did I say that ı love burger and fries? I felt less guilty since I ate only a half.


İstanbul'da yalnız yaşarken, yemek yapmaya bayılırdım ama İzmir'e ailemin yanına taşınınca, yemek yapmayı bıraktım, anne yemeklerinin tadını çıkardım. Cumartesi çaya misafirlerim gelince fırsat bu fırsat diyerek kolları sıvadım ve kısır, badem ezmesi ve kek pişirdim. Bir şeyler pişirmeyi ve bunu sevdiklerimle paylaşmayı ne kadar özlediğimi fark ettim ve bunun da en az yemek yemek kadar keyifli olduğunu hatırladım. Sanırım arada mutfağa girmem lazım.

I used to cook well when I wasliving alone in İstanbul. Three years ago, I moved to İzmir, the city my family lives in, and I stopped cooking. On Saturday, I invited my friends and I baked a cake, almond cookies and taboolah. I suddenly remebered how much I love cooking, I decided to cook more often.


Annem gerçekten çok iyi yemek pişirir, yanlarına taşınınca sanırım bu yüzden yemek yapmayı bıraktım. Annemin yaptığı en sevdiğim yemek, hatta bana göre dünyadaki en güzel yemek, enginar dolması. Enginar en sevdiğim sebze, enginarın çıktığı dönem annem neredeyse her hafta enginar dolması yapar. Ah bir de sezonu bu kadar kısa olmasa. İşte sezonun ilk enginarından İzmir usulü (Yaprakları gül gibi açılarak pirinçli iç ile doldurulmuş) enginar dolması :)

Mum cooks very well, stuffed artichokes is my favourite dish. Artichoke is my favourite vegetable, unfortunately it can be found only for a couple of months.




Hamburgerleri, kekleri yiyince sonra dengeyi sağlamak için sonraki öğünlerde hafif seçimler yapmak lazım. Izgara levrekli roka salatası ve keçi peynirli, cevizli, narlı bebek ıspanak salatası vicdanımı biraz rahatlattı :)

After hamburger, cookies and cake, I needed something fresh and clean. I felt less guilty after eating salad and drinking green tea.



Taze çiçekler hemen evin havasını değiştiriveriyor.

Flowers bring home happiness and sunshine. 


Eyvah Eyvah 3, son zamanlarda izlediğim en komik, en eğlenceli film. Kadro harika, çekim yapılan Geyikli-Bozcaada cennet, espriler son derece kaliteli daha ne olsun. Kendinize bir iyilik yapın, gidin bu filmi izleyin ve 2 saat boyunca canınızı sıkan ne varsa hepsini unutup kahkahalar atın.

Yesterday I went to the cinema and watced a funny movie named "Eyvah Eyvah 3". Yet, it is in Turkish so I cannot say "Go, watch it" :(

29 Ocak 2014 Çarşamba

Geçen (2) Hafta..


Bir süredir size her hafta yaptıklarımın özetini anlatıyorum biliyorsunuz, ancak bu sefer ara biraz uzun oldu, 2 haftayı aştı. Final haftası boyunca asfalt kıvamında kahveler ve ders kitaplarım dışında paylaşacak bir şey bulamayınca yazmayı erteledim. Finaller biter bitmez de 3 gün İstanbul'a kaçtım ve bloga bakamadım. Şimdi ise yarıyıl tatilimin ilk haftasının tadını çıkarıyorum :)

Every week I make a "What did I do last week?" post but last week I could not make the post due to final exams. I really had nothing to share except my books and coffee. After final week, I went to Istanbul and stayed for 3 days. Now I am back at home and I enjoy semester break :)


İstanbul'a gitmişken uzun zamandır merak ettiğim Zorlu'ya gitme fırsatı buldum. Tam bir hayal kırıklığı olduğunu itiraf etmeliyim. Labirent gibi karmaşık mimarisinden mi söz etsem, buz gibi soğuk oluşundan mı (Kanyon açık hava olduğu halde bu kadar soğuk değil). Bana son derece itici ve kasvetli geldi burası, sanki çıkamayacak yolu bulamayacakmış gibi hissediyor insan. İyi yanı hiç mi yok? Bence sadece yeme-içme konusunda  alkışı hak ediyor, pek çok ünlü restoranın İstanbul şubesini Zorlu'da bulabilirsiniz. Buraya bir daha gelirsem eğer, bu sadece Eataly için olur. Benim gibi bir obur için burası cennet, hem alışveriş yapmak, hem yemek yemek, hem de eğitimlerle yemeğe dair her şey burada var. İstanbul'da pek az yerde bulabileceğiniz kadar kaliteli ürünleri, taze makarnalardan, günlük üretilen mozzarellaya, organik ürünlerden, İtalyan dondurmasına kadar ne ararsanız bulabilirsiniz. Ayrıca mottoları benim hayat felsefemi özetliyor: "Hayat iyi yemek yememek için çok kısa". Diyetisyenler bunu da açıklasın :)

I am very happy because Eataly has just opened a branch in İstanbul. Eataly is a paradise for Italian food lovers like me.You can find everything from fresh pasta to mozzarella. Besides perfect food, I love the motto of Eataly :" Life is too short not to eat well". I totally agree!


İstanbul'a gidip rakı-balık yapmamak olmaz. Size harika bir meyhane önereyim mi? Akaretler'de Sıdıka. Müthiş Ege yemekleri yapıyorlar, kış ortası bir Cunda havası alayım derseniz, gidin Ege mezelerinden söyleyin.Tabakta gördüklerinizin hepsini önerebilirim, fıstıklı peynir ezmesi, lakerda, levrek marin, tereyağda  karides ve sübye yumurtası yenmeden dönülmemesi gerekenler.

Rakı and mezes are my favourite dinner when I am in İstanbul. If you visit İstanbul some day, Visit Sıdıka which is very close to Taksim. They cook very delicious seafood and mezes.


Finallerin bitmesi harika bir pizza ve şarapla kutlanmaz mı?

Semester break was celebrated with a pizza and wine :)



Midpoint'in İtalyan suflesi bir zamanlar favori tatlımdı, bir süredir yemeyince çok özlemişim, kestane şekeri ve beyaz çikolata sevenler hala denemediyse çok şey kaçırıyor :)

Italian suffle which is mde with white chocolate and chestnut is my favourite.


Sanırım İstanbul daha da iştahımı açıyor benim :)

I think I ate too much in İstanbul :)


Burgerlerin en güzel Mano'nun Ottoman burgeri.

Best burger in İstanbul: Mano Burger, Taksim.


Yeni dergiler çıktıkça seviniyorum her ay :)

 Every month I feel happy when I see the new issues of my fav magazines.


Haftanın alışverişi de yukarıda gördüğünüz Stradivarious şort , Massimo Dutti Bluz, Twist kırmızı pantalon ve İpekyol siyah pantalon. Vitrinlerde yeni sezonları gördükçe içiödeki alışveriş canavarı vahşileşiyor, malum yazlık giysilere zaafım var ve kış boyunca bir nebze dizginleyebilsem de baharda tamamen kontrolden çıkıp, sandaletlere, bikinilere saldırıyor.

New babies of week are Stradivirious shorts, Massimo Dutti blouse and İpekyol and Twist pants. I become a shopping monster in spring summer season and I could not stop myself when I see new season in stores.


Bu harika dört kadını özleyenler kimler :) Tatil bol bol Sex and the City izleyince daha bir güzel :)

Who missed these four wonderful women? Sex and the City makes my semester break more beautiful :)



13 Ocak 2014 Pazartesi

Geçen Hafta


Zara indirimi yemin ederim H1N3 virüsünden daha tehlikeli, istediğin kadar kaç bir yerde yakalıyor seni :) Kendimi kaybettiğim doğrudur ama hepsi de önceden beğenip, sonra kaybedip, şansıma indirimde bulduğum parçalar. Kazak ve lacivert ayakkabıları kaç mağazada aradım yoktu, bileği kelepçeli ayakkabıyı ise yılbaşında alacaktım numarası yoktu. Turuncu topuklular ise geçen sezondan favorilerimdendi, bahar sezonuna yatırım :) Pantalon ise İpekyol indiriminden. Beni indirim dönemleri eve mi kilitleseler ne? Neyse ki bu hafta finaller başlıyor, 2 hafta pek alışverişe çıkamam.

50% sales in Zara made me crazy. I bought a pullover and three pairs of shoes. They were my favourite Zara picks, I am very happy because I could find everything I loved. Pants are from a local Turkish brand, İpekyol. I think I must be locked in house not to go to shopping. Maybe final exams which is starting this week keeps me at home.


Hep blush içecek değilim ya, haftanın şarabı kırmızı bir İtalyan güzeli :)

I am a huge fan of blush but I also like red wine, such as this Italian beauty.


Lezzetli bir İtalyan yemeğinden sonra en iyi ne gider? a) Espresso? b) Limoncello? c) İkisi de!

After a yummy Italian dish, what do you want to have? a) espresso b) limoncello c) both of them!!


Mado'dan şöbiyet ve kesme fıstıklı Maraş dondurması! Resme bakmak bile tatlı krizine sokmaya yetti beni. Ama artık blogda daha az tatlı ve kalorili yiyecek göreceğinizi üzülerek duyurmak zorundayım. Bu hafta daha sağlıklı ve hafif beslenmeye karar verdim, havalar çaktırmasa da yaz yaklaşıyor canlar :) Arada ufak kaçamaklar olacaktır ama çoğunlukla diyet yemekleri paylaşımı olacak. Sözümü tutmazsam uyarın olur mu :)

Baklava and ice cream! Only looking at the picture is enough to make me have  a sweet tooth. Yet, from now on you won't see foodporn pics so often, because I decided to start clean eating and having a healthier diet. If I keep on sharing dessert pics, do not hesitate to warn me sweeties :)


Uzun zamandır hiçbir dizi beni bu kadar heyecanlandırmamıştı. Downton Abbey son takıntım. Aşk-ı Memnu'daki dedikoducu hizmetçiler, sadık kahya, evin iyi kalpli babası, akşam yemeğine şıkır şıkır inen güzel kadınları özlediyseniz, buyrun size İngiliz soslusunu verelim :) Şu diziye de bu yorumu yaptım ya, İngiltere ile diplomatik ilişkilerimiz her an askıya alınabilir. Haftaya da konsolosluğa gidiyorum vize için iyi mi, bu sığ yorumumu okumasalar bari :) Şaka bir yana görselliği, akıcı senaryosu ve müthiş oyunculuklarıyla bu diziyi izlemelere doyamıyorum. Aslında sanırım 2011 'den beri oynayan bir dizi ama ben çok geç keşfettim. Benim gibi keşfetmekte gecikenlere kısaca özetlemek gerekirse, dizi 1910'lu yıllarda başlıyor, Downton malikanesinde yaşayan Lord ve ailesi ile malikanede çalışanların hayatını anlatıyor. Favori karakterlerim Leydi Violet ve Mr. Bates. Daha fazla anlatmayacağım, izleyin, izlettirin lütfen.

My favourite TV series of this year is Downton Abbey. I have never felt such excited while watching TV series recently. I know, it has started in 2011 but I am a late adopter. If you have not discovered it yet, start watching today!! You cannot iamgine what you have missed so far. Beginning in the years leading up to World War I, the drama centers on the Crawley family lives in Downton Abbey and their servants. My favourite characters? Lady Violet and Mr Bates :)


Hobbit için çok şey söylemeye gerek yok sanırım, fanları çoktan izlemiştir zaten, ben yoğunluktan ancak bu haftasonu gidebildim. 3 saat nasıl böyle su gibi akar arkadaş :) Seviyorum şu orta dünyayı!

I am sure Hobbit fans must have already watched it. I was a bit late because of being too busy, I have just watched it this weekend. How can a movie this long achive not to be boring at all?


6 Ocak 2014 Pazartesi

Geçen Hafta...








2014'e o kadar eğlenerek girdim ki, yeni yıla nasıl girdiysen tüm yıl öyle geçiyorsa, 2014 şahane bir yıl olacak. Yılbaşını evde arkadaşlarla kutlamak gibisi var mı! 2014'ü ağacımızı süsleyip, kırmızı rujumu sürüp, simli papişlerimi giyip, Bellini'm ile yeni yıla kadeh kaldırarak karşıladım :)

New Years eve was a wonderful night, I was in a small house party with my friends. I think 2014 will be a great year. I celebrated new year with my xmas tree, glitter shoes, red lipstick and Bellini :)


Yeni yılın ilk kahvaltısı da en az yılbaşı gecesi kadar güzeldi. Samatya Van kahvaltı salonuna gittik, meğer Van kahvaltısı ne güzelmiş!

First breakfast of the year was as nice as new years eve party.



Bu da yılın ilk pazar kahvaltısı. İzmirliler ya da İzmir'e yolu düşenler, Mavişehir Tereci'deki kahvaltı tüm dünyada gördüğüm en güzel kahvaltı desem inanın abartmış olmam. Mıhlama, sucuklu yumurta, Antepfıstığı ezmesi, bal kaymak ve bakır semaverde çay, daha ne olsun.

It is the first Sunday breakfast of the year. Traditional Turkish breakfast is very delicious and rich.




Geçen hafta ne yaptım yazılarımın bana bir faydası olduysa o da nasıl bir obur olduğumu net şekilde görmem. Ne zaman bilgisayarın başına oturup geçen hafta yaptıklarımı yazayım desem, kendimi yediklerimi yazarken buluyorum. Kahvaltıları saymazsak bu haftanın en lezzetlileri, şarap-peynir-füme et üçlüsü, fırın sütlaç, bulgurlu köfte ve menengiç kahvesi oldu.

Whenever I start to write what I did last week, I discover that I ate a lot. you see above the most delicious dishes of last week.


Yaşasın Network indirimi, sezon başından beri aklımda olan deri trenchcoatu aldım.

I bought the leather trenchcoat which was on sale, I am very happy because I was waiting for winter sale to buy it since October.



Flormar'dan aldığım bu tırnak bantlarını denemek için sabırsızlanıyorum, o kadar beğendim ki umarım hayal kırıklığına uğramam. Deneyen var mı, kolay uygulanıyor mu?

I bought nail stickers but I don't know if they are easy to use. Anyone tried them?


Yılbaşı dilek listemdeki Benefit yeni yıl setini aldım ve o kadar merak ettim ki, Sephora kasasında acmaya başladık hemen :)  Çoook beğendim, ürünler küçük ama olsun, içinde 24 adet Benefit ürünü var. Keyifle kullanıyorum, lütfen hemen bitmesinler!!

I bought the holiday set of Benefit. There are 24 Benefit products, yet the products are too small. Nevertheless, I loved all of them.


1 Ocak günü yapılacak en iyi şey sinemaya gidip, yormayacak, eğlendirecek hafif bir film izlemek diye düşündük. Patron mutlu son istiyor, son derece eğlenceli, salep tadında sıcak ve tatlı bir film. Kesinlikle eğlenceli 2 saat vadediyor

I went to cinema and watch a romantic comedy film on the first day of the year, it was a lovely movie. When you are tired and the weather is bad, the best thing to do is go to a romantic comedy movie.

29 Aralık 2013 Pazar

Yılın son haftası ben...


Yukarıda gördüğünüz aşırı kokoş kolyeyi aldım, takmak için yazı bekliyorum :)

Last week I bought a statement necklace which I couldnot wait for summer to put it on.

Piyango biletimi almayı unutmadım :)

Bought a lottery ticket :) Wish me good luck :)

 Uzun zamandır göremediğim ve çok özlediğim eski iş arkadaşlarımla pizza şarap keyfi yaptım :)

Dined out with my ex colligues whom I missed too much and enjoyed delicious pizza and wine :)

Geçen hafta boza, kestane derken kışın en güzeli salepi unutmuşum ya ben :) Canım ablamın hediyesi ennn sevdiğim İstanbul temalı muglarımla salep içtik kuzenle karşılıklı, çok iyi geldi :)

Salep is a hot, milk based local Turkish drink tastes like Chai Tea Latte. It is my favourite winter drink.

Arada ben de sorgulamıyor değilim sakatat yiyen moda bloggerı mı olur kendine gel salatadan ne bileyim risottodan şaşma diye ama içimdeki Baattin dinlemiyor ki :) Uykuluk seven varsa ses versin çok yalnız hissediyorum kendimi blogosferde :)

I know I know a fashion blogger should eat salad and other light and fresh food but I cannot resist.
 Elif Şafak'ın kitabı çıkar da ben koşa koşa gidip almaz mıyım? Çok sevdiğim bir yazardır, övünmek gibi olmasın Aşk romanından sonra keşfeden Elif Şafak okurlarından değil, Pinhan'dan beri takipçisi olanlardanım :) Diline, üslubuna bayıldığım, çoğu kez de cümleleri benimmiş gibi hissettiğim muhteşem bir kalem erbabı, kelimelerin büyücüsü o! Kitabın daha başlarındayım ve hemen bitmesin diye korka korka okuyorum.

Elif Shafak is my favourite writer, she writes in English, you can find her books in many languages, I strongly recommend you to read her novels.


 Ve ilk yılbaşı hediyem ablamdan geldi. Ayağıma yapışacaklar, hiç çıkarasım gelmiyor. Çok şirin değil mi?

My sister's new year present :) Aren't they very cute?

Allah'ım bunlar beni şirinlikleriyle, incelikleriyle öldürecekler anne kız bir olup :) Ablamın patikleriyle evde mutlu mutlu gezerken bir de bu kart gelmez mi minik yeğenimden. Büyümüş 8 yaşında olmuş da bize postayla kartpostal mı gönderiyormuş diye aldı mı beni bir duygulanma! Ne diyeyim hepinize böyle şirin kartpostallar gelsin sevdiklerinizden bu yılbaşı inşallah.

I received a postcard from my 8-year-old niece. I hope you receive many cards from your beloved ones this new year.

16 Aralık 2013 Pazartesi

Geçen Hafta...


"Geçen hafta ne yaptım" yazısı bu hafta o kadar renkli değil maalesef, hemen hemen bütün haftayı evde geçirdim, sebebi yukarıdaki fotoğraftan anlaşılacağı üzere, perşembe günü ameliyat olmam. Çok şükür ki ameliyat başarılı geçti, çabucak iyileştim.

My "What Did I Do Last Week" post is a bit boring this week, because I spent all week at home. The reason is the operation I had last week. I am cured now, very happy to feel healthy again. 


Hastayken çok şımartıldım, ziyarete gelen, arayan, çiçekler getiren herkese çok teşekkürler.

Thank you everyone who visited me, called me and brought me flowers.


Ameliyat olmasam fırsat bulup Aralık ayı dergilerini okuyacağım yoktu, ayın ilk gününden beri bekleyen dergilerimi alıp kanepede tembellik ederek krizi fırsata çevirdim :)

I could not have spare time to read December issues until this week. I spent hours on the couch reading my favourite magazines.


Tabi ki sadece Vogue okumak yetmiyor, daha az eğlenceli şeyleri de okumam gerekiyor. Tamam finans severim ama modayı sevdiğim kadar değil :) Kitabın kenarında duran sevimli mug'a dikkat ettiniz mi? Geçen seferki fotoğrafta Deniz'in Harvard mug'ı vardı, bu sefer kahvemi Ezgi'nin İspanya'dan aldığı, çok sevdiğim boğalı mug ile içtim.

Unfortunately everything I-have to read is not as entertaining as Vogue. I like finance but not as much as I like fashion :) Btw, did you notice the lovely mug? A gift from a beloved friend, Ezgi, from Spain.



Bu haftayı hiç yemek fotoğrafı paylaşmadan bitirebildim ama alışverişsiz bitiremedim. Yukarıda gördüğünüz iki üst de Zara'dan. Siyah beyaz çizgilinin kolye gibi görünen yaka aksesuarına sweatshirt ü de spor-şık yapan taşlara bayıldım.

New in this week: A sweatshirt with rhinestones and a stripped top with a necklace detail. Both are from Zara, did you like them?