21 Mart 2012 Çarşamba

Pudra Şekeri


Wearing Batik skirt and blouse, Massimo Dutti leather jacket, Yargıcı shoes and Ninewest clutch

Makyajda değil ama giyimde pudrayı abartmayı seviyorum, yazın o cıvıl cıvıl renklerine geçiş yapmadan önce, tepeden tırnağa pudralara bulanarak baharın gelişini kutladım:)

I love powder not on my face but on my clothes. While preparing for neon summer colors, I celebrated the beginning of spring in powder colors.

19 Mart 2012 Pazartesi

Batik SS12 Lookbook














Bu yaz hazır giyim markalarının koleksiyonlarından en beğendiğim Batik'inki oldu. Batik en favori 2 markamdan biridir, outfit postlarımı takip edenler bunu görebilir zaten, her kombinimde bir parça Batik var neredeyse, gören Batik sponsorum sanır :) Yeni lookbooku görünce hemen sizinle paylaşmak istedim, çünkü o cıvıl cıvıl renkler, o tulumlar, o desenler, hele de maxi elbiseler aklımı başımdan aldı. Pazartesi sendromundaki arakdaşlarıma ithaf ediyorum bu yazımı, bu güzel koleksiyona bakıp, yazın yaklaştığını hatırlayın ve üzerinizdeki depresif havadan kurtulun :) Siz nasıl buldunuz koleksiyonu, yukarıdakiler benim favorilerim, siz de beğendiniz mi, yaz gelirken bu bebeklerden hangilerini almak isterdiniz?

Batik is a Turkish fast fashion brand which I like too much that you can see one piece in almost every outfit post in my blog as if it is my sponsor :) Its ss12 collction is my favourite collection this spring and I choose my favourite items above. Did you like the collection too, which ones are your favourite?

16 Mart 2012 Cuma

Zumba



Yılın bu ayları çoğu kadın gibi benim için de zayıflama mevsimi demek. Bütün kış gelsin pizzalar, gitsin hamburgerler, cemrelerin bir bir düşmesinin ardından benim de kafama dan diye birşey düşer, zayıflayacağım diye kendimi paralarım. Bu 48 kiloyken, 34 bedeni bile tam dolduramazken de böyleydi, üzerine aldığım 10 kilodan sonra da böyle, kaç kilo olursan ol, yaz geliyorsa mutlaka verecek birkaç (bazen de şimdiki gibi 8-10) kilon vardır. Bütün yaz saz çalıp eğlenen ağustosböceğinin kış gelince karıncanın kapısına gitmesi gibi, bütün kış böreklerle tatlılarla günü gün eden alışverişböceği de bir spor salonunun kapısına gitmek zorunda kaldı bu hafta. İyi ki de çaldım o kapıyı, kuzenim sağolsun gaza getirdi beni, ben de kuzenim yanımda, her türlü eğleniriz hem de zayıflarım diye başladım ve hayatımda ilk kez spordan zevk alabileceğimi keşfettim. Ben ki sporla hep mesafeli olmuş, lise hayatı boyunca matematikten, fizikten korkmamış beden eğitiminden korktuğu kadar, ben bile severek gidiyorum spora. Bir de ilk heves ne görsem atlıyorum, aa pilates mi hemen gireyim, aman oryantal dersi mi kaçırmayalım, dur ben 20 dakika daha koşayım şeklinde herşeye saldırıyorum, işte bu saldırılar sırasında zumbayı keşfettim. Zumba, 90'larda Kolombiya'da doğmuş bir dans-fitness programı. Salsa, samba, merenge, hiphop ve oryantal dansların fitness hareketleriyler kombinlenmesiyle yaratılmış, saatte 500 ile 1000 arası kalori yaktıran bir program, aman dans canım deyip geçmeyin sakın :) Daha önce zumbayı çok duymuştum ama bu kadar eğlenceli olduğunu bilmiyordum. Zaten zumba workout değil zumba party deniyor ve gerçekten parti havasında geçiyor dersler, gözünüzü kapatsanız kendinizi sıcak bir latin ülkesinde plajda partiliyor sanabilirsiniz, zaten terden sırılsıklam oluyorsunuz, denizden yeni çıkmış ve beach partide dans ediyor olduğunuzu hayal etmek hiç zor değil :) Zumbayı denemediyseniz kesinlikle öneririm, eğlenerek inceliyorsunuz, daha eğlenceli bir spor düşünemiyorum. Ben sporda devamlı saate bakarım ne zaman bitecek diye, zumbada 50 dakika bitince üzüldüm, nolur bir şarkı daha falan dedim. Üstelik, sadece yağlar değil, stres de gidiyor, dans ederken kendimi sebepsiz  yere gülerken buldum, ne sıkıntı kaldı ne stres, terapi gibi bu, antidepresanın reçetesizi. Dün akşam zumbadan çıktım evde hala müziği açıp zumba yapasım vardı. Sizi de özendirdiysem yukarıdaki videoyu açıp evde başlayabilirsiniz. Kalabalık bir salonda parti havasında çok daha eğlenceli de olsa bir spor salonuna gidene kadar evde videolarla idare edin. Sizde de başladı mı yaz öncesi forma girme telaşı?  Hepinize formda ve sportif günler :)

Spring is diet and workout season for me. When it is winter, I eat  pizza, hamburger, chocolate in a crazy way and  I realize how much weight I put on when I wear spring outfits. This week I decided to go to a gym, and for the first time in my life I enjoyed fitness, yet but not regular fitness. My new addiction is zumba, a dance-fitness program which was born in Columbia in 90s. It combines fitness and different kind of dances like salsa, samba, merengue, hiphop and oriental. It is too much fun, it is like a party more than workout. You burn 500-1000 calories in one hour. It not only a good fat burner but also stress burner, zumba party is better than antidepressants, it is like a theraphy. I strongly recommend you to try if you haven't tried yet. If you want to try immediately, just watch the video. Have a fit and fun weekend :)

15 Mart 2012 Perşembe

DIY: Neon Necklace


İşte size dünyanın en kolay kendin yap projesi: Sıkıldığınız taşlı kolyeleri, küpeleri ojelerinizle renklendirmek. Bu yıl neon renkler çok moda, özellikle de aksesuarlarda sık sık karşımıza çıkıyor, ben de bu yüzden neon ojelerim arasından seçim yaptım ama siz daha soft pastel tonlar da kullanabilirsiniz. Aslında benim aklımda çok daha gösterişli, bol taşlı bir kolye vardı, ama ilk denemem için ancak bunu bulabildim. Olsun, neon ojelerim ve ben bekliyoruz, bu yaz renk renk statement kolyeler yapacağım. Haydi önce ojelerinizi, sonra takı kutunuzu kurcalayın, eski takılarınızı bitirince gider Tahtakale'den gösterişli bir iki kolye bulursunuz, onları boyarsınız. Daha fazla ilham için aşağıdaki kolyeleri inceleyebilirsiniz:

The easiest DIY project in the world: Paint your old necklaces and earrings with  your nailpolish. This season neon colors are very trendy, espacially neon accessories are everywhere, why don't you design your own neon jewelry? In fact, I was designing a statement necklace, like the ones below, yet I could find a smaller necklace. No problem, I loved it and I will make a bigger one when I find it. Lets find some old necklaces and choose our favourite colors. For more inspiration, have a look at the necklaces seen below:



 


12 Mart 2012 Pazartesi

İstanbul





 Wearing İpekyol coat and pants and jersey, Aldo boots,  Accesorize bag



 Wearing Milla jumpsuit, Aldo boots, Batik fur vest, Accesorize bag





 Wearing Milla dress, İnci boots, Derimod bag, Pree Brulee earrings


Wearing İpekyol pants, Batik fur vest, Massimo Dutti leather jacket, Aldo boots, Zara clutch, Pree Brulee earrings


Bu şehr-i İstanbul istemezse ne kadar uğraşsan da kopamazsın ondan, o bırakmadan gidemezsin, yutar seni. Öyle açgözlü olur, öyle şişer ki bazen taşıyamaz yükünü, denize boşaltır. Ben de bu şehrin denize attıklarındanım, Ege kıyısına vuranlardan... Ama bir dakika ben bunları anlatmayacaktım ki, moda falan konuşacaktık, size geçen hafta İstanbul'a gidip ne güzel gezdiğimi anlatacaktım nereden geldik şimdi buraya? Neden her İstanbul ile başlayan cümlede hüzünlenişim? Çok özlemişim... Boğaziçi'ni, İstiklal Caddesi'ni, Rumelihisarı'nı, vapurları, martıları, Ortaköy'ü, Çengelköy'ü, Bostancı'yı, çılgın kalabalığı, köprünün ve Kuleli'nin ışıklarını, hatta akmayan trafiğini. Tüm İstanbul özlemi çekenlere gelsin bu fotoğraflar :)

Last week I went to İstanbul for five days. I used to live in İstanbul, this summer I moved to İzmir, my hometown and I miss Istanbul terribly. Isn't it a very beautiful city? 

Not: Betwinus şekerleri harika bir çekiliş yapıyor, bu çanta kaçmaz haydi hemen tık tık

10 Mart 2012 Cumartesi

Have a Colorful Weekend!








Wearing Oxxo skirt, Batik blouse, Zara shoes and bag, Pree Brulee necklace, Massimo Dutti leather jacket

Bu sezon en sevdiğim trendlerden biri asimetrik, yani önü kısa arkası uzun şifon etekler. Şimdiden dolabımda iki tane var. Bu hafta havalar biraz ısınınca hemen giydim, yazı bekleyemedim. Altına da babetlerimi giyerek resmi olarak ilkbahar yaz sezonunu açtım, yaz demek benim için babet demek. Taşlı, süslü babetlerim, pembe şifon eteğim ve en önemlisi İrem'imle pek renkli ve mulu bir cumartesi geçirdim. Zaten böyle pamuk şeker tadında bir kombinle insan kendini nasıl mutlu hissetmez, ben oradan oraya koşuştukça arkamdan pembe bir tül uçuşarak geliyor, pembe bir bulutun içindeymişim gibi, daha ne olsun :) Hepinize benim eteğim gibi şeker pembesi bir haftasonları :)

One of my favourite trends of this season is wearing assymetrical sheer skirts. I have already had two assymetrical skirts in my closet. This week it was a bit warmer and I worn my skirt, I could not wait for summer to wear it. I put on my ballerinas which means spring summer season has started officially for me, summer means wearing ballerinas to me, you cannot imagine how much I love them. I had a very happy and colorful Saturday with my fuschia skirt, ballerinas and Irem, my dear friend. It is impossible not to feel happy in such a cute pink outfit, I felt myself as if I am flying in a pink cloud:) Have a pink weekend like my skirt :)

9 Mart 2012 Cuma

Open Your Eyes

OYE (Open Your Eyes) ünü çoktan sınırlarımızı aşmış bir mayo markası. Markanın kurucuları ikiz kardeşler Ayça ve Zeynep Sadıkoğlu, Hindistan gezileri sırasında Jaipur'daki yarı değerli taşlardan ilham alarak, bu taşların kullanıldığı mayolar üretmeye başlıyorlar. Bu markayı uzun zamandır hayranlıkla izliyorum, bu yaz tatile çıkarken bir OYE bikini mutlaka bavulumda yerini alacak. Tek sorun şu ki, bu bikiniler denize sokmaya kıyamayacağınız kadar güzel, bunları giyince deniz kenarında topuklularıyla gezinip fönü, makyajı bozulmasın diye denize girmeyen ikoncanlar gibi olmaktan, şezlonguma yapışıp kalmaktan korkuyorum :) Şaka canım, tam bir su kuşuyum, dayanamaz denize atlarım ben :) Siz de şimdi kendinizi en sevdiğiniz kumsalda hayal edin ve sizi 2012 SS koleksiyonundan seçtiklerimle başbaşa bırakayım. OYE' de bu yaz bikini ve mayoların yanı sıra elbiseler, tunikler de var, işte yazı iple çekmek için bir neden daha! En yakın satış noktasını bulmak için tık tık

OYE(Open Your Eyes) is a Turkish swimwear brand established by twin sisters Zeynep and Ayça Sadıkoğlu. Ayça and Zeynep were deeply influenced by semi precious stones in Jaipur when they travelled to India and they start to design swimwear by using these stones. After that, they become a worldwide known brand which have shops in New York, Miami, London, Phuket, St. Tropez , Capri and in many cities more. This summer, there will be a pair of OYE bikinis in my luggage. The only problem about these bikinis is that they are too beautiful to wear while swimming :) Now imagine yourself in your favourite beach in this swimsuits and have a look at SS12 collection of OYE. To find the nearest store click click