Annecim,
İlginç bir anneler günü kutlaması olacak bu çünkü sen okumayacaksın, ama ben yine de yazmak istedim. Senin bu blogdan bile haberin yok, devamlı elimde fotoğraf makinasıyla sana sinsice yaklaşıp :"Anne bi fotoğrafımı çeksene, bloga koyacağım" diyorum ya sana, internette moda yazıları yazıyorum, fotoğraflarımı koyuyorum falan diye anlatıyorum, işte o blogun bu postu sana ait, şimdiye kadar kameralrın arkasındaydın artık kameranın önüne geçmenin vaktidir, günün yıldızı sensin ne de olsa :) Yıllardır sen İzmir'de ben İstanbul'da birbirimizi özleyerek geçti günlerimiz. 1 yıldır yine aynı çatı altındayız, sabahla alarmın sesi değil senin sesinle uyanıyorum. Evden kahvaltısız çıkmıyorum, kapıyı anahtarla açmıyorum, zili çaldığımda sen açıyorsun akşamları. evde mis gibi yemek kokuları, yeni yıkanmış çarşafların mis gibi kokusu, senin mis gibi kokun. (İstanbul'dayken neden önce Dior Pure Poison sonra Bvlgari Omnia kullandım sanıyorsun, sadece o parfümleri sevdiğim için mi?) Annesinin minik kızı olmayı o kadar özlemişim ki, bazen biraz şımarıyorum, biraz cadılaşıyorum ama çok şanslı olduğumu hiç unutmuyorum . 5 yıl önce anneler gününde İstanbul'daydım, sen yoktun, bruncha gitmiştik İrem'le annesinden uzak iki gariban olarak,. Herkes annesiyleydi o gün öyle içim burulmuştu ki benim annem niye yanımda değil diye, ben o anneler gününü hiç unutmadım, bugün o anneler gününü hatırlayınca bir kez daha ne kadar şanslı olduğumu anladım Anneler günün kutlu olsun annelerin en güzeli, daha uzun uzun yazarsam aynı senin gibi sulugöz olduğum için ağlayabilirim, seni çok seviyorum :)