12 Mart 2013 Salı
Love or Hate: Knee High Gladiator Sandals
Cemreler bir br düştüğüne göre ilkbahar trendlerini incelemeye biraz hız verelim, ne dersiniz? Bu yazın en popüler ayakkabıları gladyatör sandaletler olacak gibi duruyor. Bundan 10 yıl kadar önce de buna benzer sandaletler vardı, hatırlar mısınız( Hatırlamazsanız çok yaşlı hissederim bak, 90'larda doğanlar çaktırmayın siz de hatırlıyor gibi yapın :)). Bu sandaletlerin upuzun bağcıkları vardı, bunları çarpraz olarak bacağımıza dolayıp bağlıyorduk ve iki dakika sonra çözülüp bileklere iniyordu ama ben yine de çok seviyordum. Bu yeni moda gladyatör sandaletleri ise sevip sevmediğime -başlıktan da anlaşılacağı üzere- henüz karar veremedim. Bazı kombinlerde gözüme hoş gelirken bazen hiç estetik görünmüyor. Şimdilik mesafeli duruyorum anlayacağınız ama ilkbaharda belki dayanamam güzel bir tane bulursam alıp denim şortlarla kombinlerim. "Ben hiç mesafeli değilim, bu sandaletlerin en trendy olanını istiyorum" diyorsanız, yüksek topuklu olanlarından alın, referansınız Jimmy Choo olsun :)
It's already March and it's time to talk about the hottest spring trends. This summer the most popular shoes will be knee high gladiator sandals (especially high heeled ones, like Jimmy Choo sandals). Do you remember the older versions of them which we used to wear in early 2000s? (If you don't remember I will feel very old, so please pretend to remember if you were born in 90s :)) They used to have long stripes and we used to wrap around our legs and tie them. I used to love them but I am really confused about new gladiator sandals and cannot decide if I love or hate them. Some of them looks nice but some of them looks horrible. Maybe if I find a cheap copycat in fast fashion stores, I may buy and combine with jean shorts. What do you think about them, love or hate??
10 Mart 2013 Pazar
Yılın En Güzel Zamanı
Pantalon/Pants: Koton, Kazak/Pullover: Massimo Dutti, Botlar/Boots:Zara, Çanta/Bag: Yargıcı
Yılın en sevdiğim dönemi başladı, işten çıktığımda havanın aydınlık oluşu her akşam servise binerken gülümsememi sağlıyor, yol kenarlarında açan papatyaları görünce içimden hoplayıp zıplamak isteyen Heidi çıkıyor. Mantoların yerini trenchcoatlara, bu kombindeki gibi kalın kazakların ince bluzlara, botların babetlere, portakalların çağla bademlere yerini bıraktığı mevsim kapıda. Son birkaç kazaklı mantolu hafta, son kışlık kombinler. Sonrası Nisan yağmurları, güneşli günler, can erikler, geç batan güneş, biraz daha sonrası güneş yanığı omuzlar, ayaklara yapışan kumlar, sahilde günbatımları, karpuz-peynirler... Bu ilkbahar benim için sadece yeni bir mevsimin başlangıcı değil, çok daha fazlası. Heyecanla yeni başlangıçlar için gün sayıyorum. Siz de benim gibi bahara gün saymaya başladınız mı? Ya benim gibi yeni başlangıçlara gün sayanlar kimler?
My favourite season is knocking the door. I have started to leave my office before sunset and it makes me smile every evening. I want to jump around and dance like Heidi when I discover that daisies are blossoming. These are last days we wear coats and boots, last winter outfit of mine. Soon there will be April rains, sunny days, green plums, late sunsets, after that;sunburnt shoulders, sand under our feet, watermelon, beach parties. This spring is not only a new seaon for me, it is the beginning of a new era :) Have you started to countdown for spring?
27 Şubat 2013 Çarşamba
Sugar Coated Nails
Tırnaklar daha ne kadar çıldırabilir ki diyorsanız alın size cevap :) Bir zamanlar sadece bordo, beyaz ve kırmızı oje seçenekleri varken hayat ne sıkıcıymış. Şimdi aklınıza gelen her rengin her tonunda oje piyasaya çıktı, yetmedi tırnaklarımızın üzerine desenler çizdik, stickerlar yapıştırdık. Bunlar da kesmedi artık tırnaklarda da 3 boyut istedik, havyar ojelere bayıldık. Tırnakları şekerle kaplamak ise henüz havyar ojeler kadar popüler değil ama her an bu da yeni bir trend olabilir, bunlar da havyar ojeler gibi 3 boyutlu, üstelik havyar ojelerden daha ekonomik. Yapımı da basit, tırnağınıza dilediğiniz renkte oje (neon renkler tavsiyedir, jelibon gibi oluyor) sürüyorsunuz, sonra üzerine toz şekeri döküyorsunuz ve üzerinden koruyucu cila geçiyorsunuz. Abartıp pasta şekerlemelerini kullananlar bile var, hatta tuzla da oluyor diye okudum internette. En kısa sürede denemek istiyorum ama tırnağıma oje sürmeye bile zaman bulamazken buna zaman ayırmam şu günlerde çok mümkün görünmüyor, sizler deneyip sonuçları bana bildirin olur mu canlar?
If you think nail art cannot be more crazy, think once again. Life used to be too boring when we had only white, red and oxblood nail polishes. Now we have limitless choices, hunreds of colours, glitter, matte, holographic, cracked nail polishes. Nail art is a real branch of art where creativity has no boundries. The most popular trend in recent days is 3d nails, like caviar manicure. If you want a DIY 3d manicure, you can try to coat your nails with sugar. I know it sounds a bit awkward but I think it worths a try. What you should do is only pouring some sugar onto your nails after applying nail polish (neon colours are highly recommended) and finishing with a top coat. I am so doing this, unfortunately I hardly find time to wear nail polish, nail art is a real luxury for me. If you try tell me about it and if you can do, share your photo, I am really curious about it.
20 Şubat 2013 Çarşamba
Winter Maxi
Elbise ve Yelek/Dress and Vest: Batik, Çanta/ Clutch: Jimmy Choo for H&M, Botlar/Booties: Hotiç
Bu fotoğraflar neredeyse 3 ay önceden ama paylaşmaya ancak fırsat bulabildim. Maksi elbiseler yaz aylarında favorim; şifonu, çiçeklisi, fırfırlısı, straplesi dolabımda kaç tane var bilmiyorum. Özlediğim yazlık maksi elbiselerime kavuşana kadar bu kışlık versiyonuyla idare edeceğim. Zaten bahara ne kaldı ki :)
These pics were taken 3 months ago yet I could not find time to share them since then. Maxi dresses are my summer favourites, I have many different maxi dresses; striped, floral, straples... While waiting for hot summer days, I wear this maxi woolen dress. It is almost spring, isn't it?
10 Şubat 2013 Pazar
Tırnaklarda Havyar Modası

Aslında tırnaklarda havyar modası pek de yeni sayılmaz, görünümü havyara benzeyen ve minicik boncukların tırnaga yapıştırılması ile yapılan havyar manikür akımını Ciate başlattı. Ciate havyar ojelerin Türkiye'de Sephora'larda satılacağı söylendi ama ben hiçbir mağazada göremedim. Neyse ki Flormar sesimizi duydu ve pek yakında "Caviar Nails" serisini piyasaya çıkarıyor. Siyah, gri ve karışık renkli olmak üzere 3 renkten oluşacak bu seriyi merakla bekliyorum. Üstelik de fiyat 15 TL olacakmış, Ciate'ye göre ekonomik, aynı performansı da gösterecekse daha ne isterim ki? Siz ne diyorsunuz canlar, sevdiniz mi, deneyecek misiniz yoksa tuhaf göründüğünü düşünenlerden misiniz?
Caviar manicure trend is led by Ciate and caviar polishes of Ciate sold out all over the world. Unfortunately in Turkey, I could not find them. Luckily, a Turkish brand, Flormar produced a "Caviar Nails Set" and I am really excited about it, I cannot wait to try. What about you, do you like caviar manicure or find it awkward?
3 Şubat 2013 Pazar
Trend Alert :Frills
Gucci
Chloe
Givenchy
Balenciaga
Aylardan Şubat olduğuna göre, ilkbahar yaz sezonunu mercek altına almanın, yeni sezon trendlerini keşfetmenin ve yeni koleksiyonlardan alınacakları belirlemenin vakti geldi demektir. Daha yaza çok var deyip kış indirimlerinde kendinizi kaybetmeyin, son günlerde reklamlarda sıkça duyduğumuz gibi "Hoop diye yaz gelir." Ben bu reklama ne zaman rastlasam içim kıpır kıpır oluyor, "Sahi gelir değil mi, az kaldı değil mi"? diye seviniyorum. Aynı sevinci mağazalarda yeni sezonun ilk parçalarını gördüğümde, dergilerde ilkbahar yaz modası yazılarını okurken de yaşıyorum. Artık bahar moduna girdiğime, kışın kasvetini üzerimden atmaya başladığıma göre, ilkbahar yaz trendleri yazı dizimize volan trendi ile başlayabiliriz.
Fırfırlar, volanlar sadece küçük kızlar içindir sanıyorsanız, bir daha düşünün. Gucci, Chloe, Balenciega gibi moda devleri böyle düşünmüyor olacaklar ki, koleksiyonlarında volanlı detaylara pekçok parçada yer vermişler. Ben zaten fırfırlı, volanlı uçuşan giysileri sevdiğim için, dolabım bu tarz elbiselerle dolu (hatta şuradaki elbisem en üstteki Gucci'ye benziyor sanki biraz :)) Ama yeni sezondan da dayanamayıp bir iki volanlı parça daha alabilirim. Ben volanları özellikle Gucci koleksiyonundaki gibi canlı renklerle birlikte seviyorum, ama siz fazla çocuksu buluyorsanız, Balenciega koleksiyonundaki gibi siyah- beyaz ve nispeten ağırbaşlı parçalarla bu trende alışmaya çalışabilirsiniz.
Since it is already February, it is time to talk about spring summer trends and making a shopping list from new collections. I feel myself happy whenever I see spring collections in shops and spring trends articles while reading magazines. I am ready for spring and if you are not ready yet, I can help you, let's start with one of my favourite trends: Frills and ruffles.
If you think that frills are only for little girls, think about it once more, because Gucci, Chloe and Givenchy don't agree with you. I love this trend and there are many dresses and blouses with ruffles ( I am lucky, I have a dress which I wore in this post like Gucci's yellow frill dress in the first pic) in my closet. I love frills in pop colours, like Gucci spring summer collection, yet if you find it too childish, try black and white like Balenciega to warm up this trend.
21 Ocak 2013 Pazartesi
Lavanda
"Alışverişkolik sözü ne çok uzattın, neresi bu sevimli yer onu anlat" dediğinizi duyar gibiyim. Bu harika fotoğrafların hepsi Ulupelit'teki şirin ötesi bir butik otelden, adı Lavanda. Ulupelit Şile'ye 20 km. mesafede bir yer, İstanbul'dan yaklaşık 1 saatte ulaşılabiliyor. Hem şehre çok yakın hem de bir o kadar uzaklaşmış hissettiren bir kaçış yeri. Haftasonu farklı birşey yapmak istiyorsanız, biraz kafa dinleyeyim, temiz hava alıp, harika yemekler yiyeyim, kendimi şımartayım diyorsanız, bunu çok da uzağa gitmeden yapmak istiyorsanız Lavanda'dan daha iyi bir seçenek bulamayacağınız iddia ediyorum. Hele bir de benim gibi şanslıysanız ve kardan sonra gittiyseniz, karlı orman manzarası burayı daha da güzel ve büyülü kılıyor. Otel o kadar zevkli döşenmiş, herşey öyle ince düşünülmüş ve öyle hoş deyatlarla dolu ki, ince bir zevkin ürünü olduğunu kapıdan girer girmez anlıyorsunuz. Burası bir aile işletmesi, Ahmet Bey ve Feryal Hanım otellerindeki tüm müşterileri evlerine gelen bir misafir gibi ağırlıyorlar, kendinizi prenses sanıyorsunuz. Oğulları Emre Şen ise otelin şefi, hem de çok başarılı bir şef, Mikla'da Mehmet Gürz ile, İtalya'da Michelin yıldızlı şeflerle çalışmış, Lavanda'nın mutfağında harikalar yaratıyor. O kadar sevdim ki Lavanda'yı, odaların sevimliliğini mi anlatsam, SPA'nın ne kadar şahane olduğunu mu, yemekleri mi, manzarayı mı bilemiyorum, kendimi durdurmazsam sayfalarca yazabilirim. Bu kadar uzun yazı okumaktan sıkıldığınızı biliyorum , o yüzden araya birkaç fotoğraf koyalım :)
Hi everyone, it has been too long since the last post, one of my 2013 goals was posting more often, yet in the first three weeks of the year I was pratty busy and could not find time to post. I promise, the next post won't be this much late, I will post as often as I used to do.
The photos in this post are from a wonderful boutique hotel named "Lavanda" where is 1hour from Istanbul. A family owns this small boutique hotel, they make you feel like you are a guest visiting their home. You feel yourself pampered and relaxed here. If I don't stop myself I can write for pages about this hotel, yet I'll try to summarize. SPA is like heaven, you should spend a couple of hours there, the restaurant is incredible, the chef, who is the son of the owners of the hotel had worked one of the most famous fine dining restaurants of Istanbul. Wine menu is the second largest one in Istanbul. If you visit Istanbul and want to go to somewhere different from Beyoğlu, Sultanahmet and Eminönü, you can stay in Lavanda. If you like boutique hotels in Toscana and Provence, you will love Lavanda, too.
Pantalon ve gömlek/ Pants and shirt: Batik, Kazak/Pullover: Mango, Botlar/Booties: Hotiç, Kolye/ Necklace: Maggala
Keşke irademe ve açlığıma hakim olup yemeklerin fotoğraflarını çekebilseydim ama hem çok açtım hem de yemekler o kadar baştan çıkarıcıydı ki, fotoğraf çekmek aklıma bile gelmedi. Yolunuz Lavanda'ya düşerse (ki sadece bir akşam yemeği için bile olsa düşmeli, otele sadece yemeğe gelenler de var, ama gelmişken kalmadan dönerseniz de aklınız kalır) mutlaka denemenizi önerdiğim yemekler kaz ciğeri, ördek confit, fırında oğlak ve deniz mahsüllü makarna (hepsi aynı öğünde denenmemeli tabi :)). Tatlıya mutlaka yer ayırın lavantalı creme brulee inanılmaz, çikolatalı sıcak kek de muhteşem. Bu restaruantı bu kadar özel kılan şefin üstün yeteneğinin yanı sıra özenle seçilen malzemeler, örneğin zeytinyağı Edremit'ten, ördekler Fransa'dan geliyor, ekmekler 15 yıllık özel bir mayayla yapılıyor ki hayatımda yemediğim kadar çok ekmek yedim. Lavanda, Sunset'ten sonra en geniş şarap kavına sahip, deneyebildiğiniz kadar çok şarap deneyin, Türkiye'de başka yerde kolay bulamayacağınız şaraplar bunlar. Yemekten sonra kahvenin yanına ev yapımı tarçınlı vişne likörünüzü alıp, şömine başında keyif yapmak da unutulmamalı :)
Temiz hava insanın iştahını açıyor, kahvaltı masasında gördüğünüz ne varsa silip süpürdüm, hatta gördüğünüz buzdağının bir kısmı diyebilirim :) Uzun süredir böyle güzel bir kahvaltı etmemiştim. Ekmekler ve yumurta köyden, zeytin Edremit'ten, domates ve salatalık organik pazardanmış, kendi yaptıkları reçellerin lezzet sırrı ise meyvelerin sarap ya da vodkada bekletilmesiymiş.
Etek/skirt: Zara, Kazak/Pullover: Mango, Botlar/Booties: Hotiç
Lavanda deneyimini ömrünüzde en az bir kez yaşamalısınız, özellikle ruhunuzun dinlenmeye ihtiyacı olduğunu hissediyorsanız. En kısa zamanda yeni postta buluşmak üzere hoşçakalın canlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













