İnci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnci etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2012 Perşembe

Mandalinalar Tezgahta, Kokusu Girse Kanıma :)

 


 
Wearing Milla jumpsuit, İnci shoes, Zara clutch, Hello Accesories necklace

Bir önceki yazıda "Dünyaya pembe gözlüklerle bakamasanız da pembe giyin" demiştim, şimdi de diyorum ki "Bodrum'a gidemeseniz de Bodrum mandalinası gibi turuncu giyin" :) (Ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin tadında bir cümle oldu sanki :)) Turuncu hem yaza hem kışa yakışan bir renk. Pembe giyince nasıl pozitif hissettiriyorsa, turuncu da enerji veriyor, bünyede C vitamini etkisi yapıyor. Yaz siyahlarla grilerle geçirilemeyecek kadar kısa canlar, tadını çıkarın.

In my last post, I wrote " You cannot always look through pink glasses, but you can wear pink". Pink makes you feel positive. If pink is not your color, what about orange? Orange makes you feel energetic, like vitamine C. Summer is too short to wear black or gray, enjoy it.

15 Temmuz 2012 Pazar

(Bozca)ada Sahillerinde Bekliyorum :)






                    Wearing Oxxo pants, Mango blouse, İnci shoes, Bebe clutch and Massimo Dutti necklace

Bozcaada postlarının da sonuna geldik ve artık beni kıskanmanıza gerek yok çünkü bu satırları size Bozcaada'da denize bakıp bir kadeh blush yudumlayarak falan yazmıyorum. 40 kusür derece İzmir sıcağında (tamam tamam abarttım biraz, dışarısı çok sıcak olsa da evde klima karşısındayım o kadar da acındırmamayım kendimi) yazıyorum ve geri dönüp fotoğraflarıma bakarak iç çekiyorum. Hiç değilse aldığım bir şişe şarabı da (fazlasını taşıyacak yer yoktu) Geyikli'de, Bozcaada feribotundan iner inmez içmeseydim şu an tatil fotoğraflarıma bakmak son Bozcaada postunu yapmak daha keyifli olabilirdi. Ama keyfim yine de yerinde, çünküü yarın güzel bir gün olacak. Neden diye merak edenler takipte kalsın. Bir de buruşuk bluzumun kusuruna bakmayın canlar, nedense üstüm başım buruştuktan, saçlarım bozulduktan ve makyajım aktıktan sonra geliyor aklıma hep fotoğraf çekilmek, giyinip dışarı çıkar çıkmaz tiril tirilken değil. Bluzum buruşmuş da olsa feriboa beinmeden birkaç veda fotoğrafı çekilmeyi düşünebilmişim neyse ki :)

Hi guys, this is the last holiday post, I returned home- no need to be jealouse of me anymore- and looking for photos taken in Bozcaada, my favourite holiday spot in Turkey. By the way, tomorrow is a special day, I feel excited and can't wait to share with you great news :)

13 Temmuz 2012 Cuma

Kalbim Bozcaada'da Kaldı...


 

 Wearing Zara skirt, Koton top, İnci shoes and Bebe clutch

Önceki postlara gelen yorumlardan anlaşıldı ki Alışverişkoliği sevenler Bozcaada'yı da seviyor =))) Gitmek isteyenlere küçücük bir Alışverişkoliğin gözünden Bozcaada rehberi o zaman:

-Öncelikle tarih olarak Eylül başı en güzel seçim olacaktır, hem deniz bir nebze olun ısınıyor, hem kalabalık azalıyor hem de tam bağbozumu zamanı her yerde salkım salkım üzümler oluyor. Eğer benim gibi Temmuz'u tercih edecekseniz haftasonu çok kalabalık oluyor, haftaiçi gitmeye çalışın işinizden izin alabiliyorsanız.
-Deniz her yerde güzel ama soğuk buna şimdiden alıştırın kendinizi canlar. İnanın üşüdüğünüze değiyor ben böyle temiz berrak deniz görmedim. Adanın en ünlü plajı Ayazma, oraya gitmeden dönemk olmaz. Denizden çıkınca karnınız acıktıysa dosdoğru Vahit'in yerine, buz gibi bira, yanına  çıtır kalamar, deniz börülcesi, sarma, kabak çiçeği dolması, çiğ börek... Bir diğer güzel seçenek de Boruzan, ızgara ahtapotu şahane yapıyorlar. Neyse konumuz deniz ve plajdı yemeklere sonra geleceğim. Arabayla geldiyseniz, Akvaryum koyuna gidebilirsniz ama orada tesis yok, yanınıza şemsiyenizi, yiyeceklerinizi almayı unutmayın. Ayazma'nın hemen yanındaki Sulubahçe koyu da hem kalablıktan uzak sessiz sakin, hem de denizi harika.
-Denizden çıkıp otelde duşunuzu aldınız, akşamüstü oldu, şimdi neyapıyoruz?Tabi ki Polente'de gün batımını izlenecek, rüzgargüllerini ve güneşin batışını burada bir şişe Çamlıbağ Blush eşliğinde izlemek gibisi yok
-Adanın ara sokakları öyle şirin ki her saptığınız sokakta bir sürpriz sizi bekliyor, buralarda uzun uzun dolaşın.
- Sabah kahvenizi Çınaraltı ya da İskele Cafe'de içebilirsiniz. Damla sakızlı kahveyi, yanında badem likörü ve çikolata ile sunuyorlar, ki bundan sonra kahve beğenmez oldum ben.
-Sabah kahvaltıda bademli domates reçeli yemeden olmaz. Hemen yüzünüzü ekşitmeyin, dünyanın en güzel reçeli, tadının domatesle ilgisi yok. Bir iki kavanoz da eve götürün ki sabahları güne Bozcaada tatilini hatırlayıp gülümseyerek başlayın.
-Adada gelincik de mutfağın gözbebeği. Gelincik şerbeti, reçeli, likörü hatta zeytinyağlı yemeği var. Bir gelincik şerbeti içmeden dönmeyeyim derseniz, istikamet Ada Cafe.
-Bademli damlasakızlı kurabiye var bir de Çiçek Fırın'da, yemeyeni dövüyorlar, bir tane olsun tadın.
-Tabi Bozcaada deyince akla ilk gelen şey şarap, şarap sevmeyenlerden bile olsanız, adaya gelmişken için, dönerken de arkadaşlarınıza götürün. Şarap sevsem de uzman olduğumu ve çok anladığımı söyleyemem. Talay'a girdim bol bol denedikten sonra en sevdiklerimden aldım. Adanın şarap üreticileri, Talay, Çamlıbağ, Corvus, Ataol, Amadeus ve Gülerada. Ben her nedense Talay'a biraz daha fazla sempati duyuyorum ama özel bir sebebi yok, Corvus da çok iyi şaraplar üretir mesela, tek  yapacağınız bu şarap üreticilerinin mağazalarına girip tadım yapmak ve damak tadınıza en çok uyanları seçmek.
-Şarap demişken adada çok şirin şarap aksesuarları ve şarap mantarından süsü eşyaları satılıyorç Hem güzel bir hatıra hem de hediyelik. Biz Şarap Aksesuarlarına bakabilirsiniz. Ayrıca tezgahlarda da hem çok orjinal hediyelikler, hem de domates reçeli, kekik, deniz börülcesi gibi adaya özgü yiyeycekler satılıyor bakmadan geçmeyin.
-Yine gelelim yemeklere. İnanın ne giydim postundan çok ne yedim postu yapasım var. Bir kere burası dünyanın en lezzetli yemeklerinin olduğu yer bence, abartmıyorum. Hele de benim gibi bir Ege mutfağı aşığıysanız, mezelerle karın doyuruyorsanız, denizden babanız çıksa yiyorsanız burası sizin için bir cennet. Akşam yemeği için Rum mahallesinde sokak aralrında asmaların altına kurulmuş kareli örtülü ahşap şirin masalar tüm davetkarlığıyla sizi bekliyor. Hangisini seçseniz mutlaka lezzetli birşeyler gelir çünkü yürürken tüm masalar birbirinden güzel yemeklerle dolu olduğunu görüyorum. Benim favorilerim ise Lodos ve Sandal. İkisi arasında seçim yapamıyorum, ikisi de benim bebeklerim :) Aşağıdaki muhteşem fotoğraf Lodos'tan. Deniz kestanesi, vişneli yaprak sarması, Frikli dolma içi, Ege mezesi, Girit Ezmesi bu güzellklerden sadece birkaçı. Buraya gelmişken tercihlerinizi burası dışında bulamayacağınız mezelerden yana yapmanızı öneririm. Bir de yemekten sonra sütlü karadut tatlısı ısmarlayın lavantalı , karadutlu muhallebimsi nefis bir tatlı. Yemekten sonra karadut likörü eşliğinde kahve ikram ederek kalbimi kazandı Lodos :) İkinci favorim olan Sandal'da mutlaka pynir ezmesi yiyin, şarabın en iyi arkadaşı bu meze. Deniz börülcesiz bir masa zaten düşünemiyorum ki artık herkesi bıktırdım o kadar çok sipariş ettim ki adada her öğün yedim. Tereyağda karides, karidesli peynir köftesi, damla sakızlı enginar ve ızgara ahtapot da Sandal'da diğer mutlaka denenesi lezzetler. Diyetteki takipçilerim beni affedin olur mu :)

 Benim aklıma gelenler bunlar. Ekleme yapmak isteyenler varsa lütfen yorum yazsın, çok sevinirim, bir dahaki gidişimde yapılacaklar listeme eklerim.

12 Mart 2012 Pazartesi

İstanbul





 Wearing İpekyol coat and pants and jersey, Aldo boots,  Accesorize bag



 Wearing Milla jumpsuit, Aldo boots, Batik fur vest, Accesorize bag





 Wearing Milla dress, İnci boots, Derimod bag, Pree Brulee earrings


Wearing İpekyol pants, Batik fur vest, Massimo Dutti leather jacket, Aldo boots, Zara clutch, Pree Brulee earrings


Bu şehr-i İstanbul istemezse ne kadar uğraşsan da kopamazsın ondan, o bırakmadan gidemezsin, yutar seni. Öyle açgözlü olur, öyle şişer ki bazen taşıyamaz yükünü, denize boşaltır. Ben de bu şehrin denize attıklarındanım, Ege kıyısına vuranlardan... Ama bir dakika ben bunları anlatmayacaktım ki, moda falan konuşacaktık, size geçen hafta İstanbul'a gidip ne güzel gezdiğimi anlatacaktım nereden geldik şimdi buraya? Neden her İstanbul ile başlayan cümlede hüzünlenişim? Çok özlemişim... Boğaziçi'ni, İstiklal Caddesi'ni, Rumelihisarı'nı, vapurları, martıları, Ortaköy'ü, Çengelköy'ü, Bostancı'yı, çılgın kalabalığı, köprünün ve Kuleli'nin ışıklarını, hatta akmayan trafiğini. Tüm İstanbul özlemi çekenlere gelsin bu fotoğraflar :)

Last week I went to İstanbul for five days. I used to live in İstanbul, this summer I moved to İzmir, my hometown and I miss Istanbul terribly. Isn't it a very beautiful city? 

Not: Betwinus şekerleri harika bir çekiliş yapıyor, bu çanta kaçmaz haydi hemen tık tık

2 Kasım 2011 Çarşamba

Kim Demiş Çiçekli Elbise Sadece İlkbaharda Giyilir Diye?


Elbise/ Dress: Batik
Ayakkabı/ Shoes: İnci
Çanta/ Bag: Yargıcı
Gözlük/ Sunglasses: Tod's

Hayır, çiçekli elbiseler sadece ilkbahar-yaz sezonu için değildir, sonbaharın melankolisini üzerinden atmak için renkli, çiçekli birşeyler giyin ve ilkbahar moduna geri dönün. Hatta deri ceketler, kalın hırkalar ve botlarla kışın bile kullanabilirsiniz.

No, flowers are not only for spring summer season. If you are in a depressive mood because of fall, wear something with flowers and go back to spring. You may wear these dresses in winter with leather jackets, chunky cardigans and boots.

31 Ekim 2011 Pazartesi

Alışverişkolik Çeşme'den Bildiriyor

Yazı bitirmemek konusunda ısrarcıyım görüyorsunuz canlarım. Bu haftasonu Çeşme'de kapanışı yaptım, hem iki günlük güzel bir tatil oldu hem de Cumhuriyet Balosu'na katılıp, bayramımızı kutladık. Siz şimdi çizmeler, yün çoraplar giyiyorsunuzdur ama ben hala ayaklarımı denize sokuyorum diye biraz kıskanacaksınız :)

I do not accept that summer is over. This weekend I went on a short beach holiday, the weather was a bit  cool yet not as cool as to stop me. You might be wearing boots and socks and I can still walk barefoot on beach, lucky me :)
















Şort/ Shorts: Topshop
Kazak ve Kolye/ Jersey and Necklace: Mango
Ayakkabı ve Çanta / Shoes and Bag: Yargıcı

Gece Cumhuriyet Balosu'nda öyle çok eğlendik ki fotoğraf çekmek aklıma gelmedi bile, sadece bir kare o da flu...
                                                               Elbise/ Dress: Revolveclothing.com
                                                                Ayakkabı/ Shoes: Steve Madden

Pazar günü Marina'da güneşli bir günün tadını çıkardık, ben yine her çiçek böceğin yanında poz verdim :)
On sunday we enjoyed sun, I striked a pose whenever I see a nice flower :)










Elbise/ Dress: Batik
Ayakkabılar/ Shoes: İnci
Gözlükler/ Sunglasses: Prada