13 Temmuz 2012 Cuma

Kalbim Bozcaada'da Kaldı...


 

 Wearing Zara skirt, Koton top, İnci shoes and Bebe clutch

Önceki postlara gelen yorumlardan anlaşıldı ki Alışverişkoliği sevenler Bozcaada'yı da seviyor =))) Gitmek isteyenlere küçücük bir Alışverişkoliğin gözünden Bozcaada rehberi o zaman:

-Öncelikle tarih olarak Eylül başı en güzel seçim olacaktır, hem deniz bir nebze olun ısınıyor, hem kalabalık azalıyor hem de tam bağbozumu zamanı her yerde salkım salkım üzümler oluyor. Eğer benim gibi Temmuz'u tercih edecekseniz haftasonu çok kalabalık oluyor, haftaiçi gitmeye çalışın işinizden izin alabiliyorsanız.
-Deniz her yerde güzel ama soğuk buna şimdiden alıştırın kendinizi canlar. İnanın üşüdüğünüze değiyor ben böyle temiz berrak deniz görmedim. Adanın en ünlü plajı Ayazma, oraya gitmeden dönemk olmaz. Denizden çıkınca karnınız acıktıysa dosdoğru Vahit'in yerine, buz gibi bira, yanına  çıtır kalamar, deniz börülcesi, sarma, kabak çiçeği dolması, çiğ börek... Bir diğer güzel seçenek de Boruzan, ızgara ahtapotu şahane yapıyorlar. Neyse konumuz deniz ve plajdı yemeklere sonra geleceğim. Arabayla geldiyseniz, Akvaryum koyuna gidebilirsniz ama orada tesis yok, yanınıza şemsiyenizi, yiyeceklerinizi almayı unutmayın. Ayazma'nın hemen yanındaki Sulubahçe koyu da hem kalablıktan uzak sessiz sakin, hem de denizi harika.
-Denizden çıkıp otelde duşunuzu aldınız, akşamüstü oldu, şimdi neyapıyoruz?Tabi ki Polente'de gün batımını izlenecek, rüzgargüllerini ve güneşin batışını burada bir şişe Çamlıbağ Blush eşliğinde izlemek gibisi yok
-Adanın ara sokakları öyle şirin ki her saptığınız sokakta bir sürpriz sizi bekliyor, buralarda uzun uzun dolaşın.
- Sabah kahvenizi Çınaraltı ya da İskele Cafe'de içebilirsiniz. Damla sakızlı kahveyi, yanında badem likörü ve çikolata ile sunuyorlar, ki bundan sonra kahve beğenmez oldum ben.
-Sabah kahvaltıda bademli domates reçeli yemeden olmaz. Hemen yüzünüzü ekşitmeyin, dünyanın en güzel reçeli, tadının domatesle ilgisi yok. Bir iki kavanoz da eve götürün ki sabahları güne Bozcaada tatilini hatırlayıp gülümseyerek başlayın.
-Adada gelincik de mutfağın gözbebeği. Gelincik şerbeti, reçeli, likörü hatta zeytinyağlı yemeği var. Bir gelincik şerbeti içmeden dönmeyeyim derseniz, istikamet Ada Cafe.
-Bademli damlasakızlı kurabiye var bir de Çiçek Fırın'da, yemeyeni dövüyorlar, bir tane olsun tadın.
-Tabi Bozcaada deyince akla ilk gelen şey şarap, şarap sevmeyenlerden bile olsanız, adaya gelmişken için, dönerken de arkadaşlarınıza götürün. Şarap sevsem de uzman olduğumu ve çok anladığımı söyleyemem. Talay'a girdim bol bol denedikten sonra en sevdiklerimden aldım. Adanın şarap üreticileri, Talay, Çamlıbağ, Corvus, Ataol, Amadeus ve Gülerada. Ben her nedense Talay'a biraz daha fazla sempati duyuyorum ama özel bir sebebi yok, Corvus da çok iyi şaraplar üretir mesela, tek  yapacağınız bu şarap üreticilerinin mağazalarına girip tadım yapmak ve damak tadınıza en çok uyanları seçmek.
-Şarap demişken adada çok şirin şarap aksesuarları ve şarap mantarından süsü eşyaları satılıyorç Hem güzel bir hatıra hem de hediyelik. Biz Şarap Aksesuarlarına bakabilirsiniz. Ayrıca tezgahlarda da hem çok orjinal hediyelikler, hem de domates reçeli, kekik, deniz börülcesi gibi adaya özgü yiyeycekler satılıyor bakmadan geçmeyin.
-Yine gelelim yemeklere. İnanın ne giydim postundan çok ne yedim postu yapasım var. Bir kere burası dünyanın en lezzetli yemeklerinin olduğu yer bence, abartmıyorum. Hele de benim gibi bir Ege mutfağı aşığıysanız, mezelerle karın doyuruyorsanız, denizden babanız çıksa yiyorsanız burası sizin için bir cennet. Akşam yemeği için Rum mahallesinde sokak aralrında asmaların altına kurulmuş kareli örtülü ahşap şirin masalar tüm davetkarlığıyla sizi bekliyor. Hangisini seçseniz mutlaka lezzetli birşeyler gelir çünkü yürürken tüm masalar birbirinden güzel yemeklerle dolu olduğunu görüyorum. Benim favorilerim ise Lodos ve Sandal. İkisi arasında seçim yapamıyorum, ikisi de benim bebeklerim :) Aşağıdaki muhteşem fotoğraf Lodos'tan. Deniz kestanesi, vişneli yaprak sarması, Frikli dolma içi, Ege mezesi, Girit Ezmesi bu güzellklerden sadece birkaçı. Buraya gelmişken tercihlerinizi burası dışında bulamayacağınız mezelerden yana yapmanızı öneririm. Bir de yemekten sonra sütlü karadut tatlısı ısmarlayın lavantalı , karadutlu muhallebimsi nefis bir tatlı. Yemekten sonra karadut likörü eşliğinde kahve ikram ederek kalbimi kazandı Lodos :) İkinci favorim olan Sandal'da mutlaka pynir ezmesi yiyin, şarabın en iyi arkadaşı bu meze. Deniz börülcesiz bir masa zaten düşünemiyorum ki artık herkesi bıktırdım o kadar çok sipariş ettim ki adada her öğün yedim. Tereyağda karides, karidesli peynir köftesi, damla sakızlı enginar ve ızgara ahtapot da Sandal'da diğer mutlaka denenesi lezzetler. Diyetteki takipçilerim beni affedin olur mu :)

 Benim aklıma gelenler bunlar. Ekleme yapmak isteyenler varsa lütfen yorum yazsın, çok sevinirim, bir dahaki gidişimde yapılacaklar listeme eklerim.

2 yorum:

Wear A Smile! dedi ki...

eteği hemen tanıdım :) çok cici olmuş <3

Esra Sevgi dedi ki...

Allah'ım o etee bayldım ama yemekler beni şuan çıldırttı. kesinlikle bir ege delisiyim hele ege yemeklerıne bayılıyorum sarabı söylemiyorum bile şuan çok kıskandım:)