It is heavily snowing in many cities of Turkey right now and the weather has inspired me for this post. I will get married in summer, as I always dreamed of. However, I must admit that I became obsessed about winter weddings. You can find many photos that will inspire you below if you want a winter wedding. I receommend you to use white and silver in decorations. You can prefer wooden objects,pine branches, cotton and white winter flowers to spring flowers. Snow flake figure can be used on your wedding cake, tables and on every little detail of your wedding. Warning: Photos you will see below can change your dreams about a beach wedding :)
18 Şubat 2015 Çarşamba
Wedding Wednesday: Winter Wonderland Wedding
Şu karlı kış gününe en iyi gidecek düğün teması kış düğünleri olur diye düşündüm. Ben yaz gelini olacağım, yıllarca hayalim hep güzel bir yaz akşamı deniz kenarında evlenmekti ve bu hayalim inşallah gerçekleşecek. Ancak düğünümü organize ederken fark ettim ki kış düğünleri de muhteşem olabiliyormuş. Özellikle de karlı bir güne evleniyorsanız. Kışın evleneceklere dekorasyon tavsiyem bembeyaz bir ortamı gümüş ve kristal detaylarla zenginleştirmeleri. Kar tanesi figürleri davetiyeden, pastaya, nikah şekerine her detayda kullanılabilir. Bembeyaz kış çiçekleri, pamuk ve çam kozalakları da kış düğünlerinin dekorunda ve gelin buketlerinde kullanılabilir. Kar yağmış görünümlü kuru dallar da mekana aniden bir kış masalı havası getirir. Bir de yapay kar kullanabilirseniz, nefis bir kış düğünü olacaktır. aşağıdaki görsellere bakınca eminim çoğunuz yaz düğünlerinden vazgeçip kış düğünü isteyeceksiniz. İlham isteyenler buyurun sizi aşağıya alalım.
It is heavily snowing in many cities of Turkey right now and the weather has inspired me for this post. I will get married in summer, as I always dreamed of. However, I must admit that I became obsessed about winter weddings. You can find many photos that will inspire you below if you want a winter wedding. I receommend you to use white and silver in decorations. You can prefer wooden objects,pine branches, cotton and white winter flowers to spring flowers. Snow flake figure can be used on your wedding cake, tables and on every little detail of your wedding. Warning: Photos you will see below can change your dreams about a beach wedding :)
It is heavily snowing in many cities of Turkey right now and the weather has inspired me for this post. I will get married in summer, as I always dreamed of. However, I must admit that I became obsessed about winter weddings. You can find many photos that will inspire you below if you want a winter wedding. I receommend you to use white and silver in decorations. You can prefer wooden objects,pine branches, cotton and white winter flowers to spring flowers. Snow flake figure can be used on your wedding cake, tables and on every little detail of your wedding. Warning: Photos you will see below can change your dreams about a beach wedding :)
13 Şubat 2015 Cuma
Fit Friday: Tatlı Krizi Geldiyse
Her cuma Alışverişkolik'in sağlıklı yaşam önerilerini takip ettiniz. Bu kız yaptıysa ben de yaparım, haydi ben de zayıflıyorum dediniz. Her şey yolunda gidiyordu ki birden tatlı krizi başladı. Kendinizi buzdolabındaki pastayı soluksuz yerken buldunuz. Kısa süreli mutluluk, sonrasında pişmanlık ve vicdan azabı... Hikaye tanıdık geliyorsa hemen tatlı krizleriyle nasıl baş edeceğimizi öğrenelim. Tatlı krizi gelmeden ne yapacağımızı öğrenelim ki, kendimizi gece açık baklavacı ararken bulmayalım :)
Tatlı kriziyle savaşın ilk adımı nasıl önleyeceğimizi öğrenmek. Aslında tatlı krizi olarak adlandırdığımız durum, vücudumuzun bize verdiği bir sinyal. Vücudunuz size ne demeye çalışıyor, önce ona kulak verelim. Vücudumuz şeker istiyorsa, bunun nedeni enerji ihtiyacı olabilir. Bütün gün aç kaldıysanız, çok düşük kalorili bir diyet uyguluyorsanız vücudunuz enerjiyi en kısa yoldan sağlayacağı şekeri isteyebilir. Yüksek protein-düşük karbonhidratlı Atkins, Dukan ya da Karatay diyeti yapıyorsanız da, karbonhidrat ihtiyacını karşılamak isteyen vücudunuzun bu sinyali vermesi doğal. Yani özetle, öğün atlamayın, çok düşük kalorili diyetlerden uzak durun, 1200 kalorinin altına düşülmesine çoğu diyet uzmanı karşı, tam tahıllı, sağlıklı kompleks karbonhidratları mutlaka tüketin. Eğer tüm bunlara dikkat ettiğiniz halde tatlı krizleri sürüyorsa, insülin metabolizmasında sorunlar akla gelebilir, bir kan tahlili ile açık-tokluk şekeri, insülin ve homa değerlerinize baktırmanızda fayda olabilir.
Diyelim ki önleyemediniz ve tatlı krizine girdiniz, nutella kavanozuna koştunuz. Şimdi hemen sakince o kavanozu yerine bırakın ve tatlı isteğinizi nasıl bastırabilirsiniz bakalım:
- Öncelikle dolapta nutella yerine meyveli activia bulundurun, acil durumlarda çok daha sağlıklı bir alternatif. Alışverişkolikten bir püf noktası: İçine bir tatlı kaşığı ruşeym katın, hem daha sağlıklı hem de daha doyurucu olacak.
- Kuru kayısı, erik ya da inciriniz var mı? Harika, 3 kuru kayısı ya da 3-5 erik ya da 1 kuru inciri yanına 10 tane fındık/badem veya 2 tam ceviz ekleyerek yiyin. Harika bir ara öğün.
- 1 elmayı rendeleyip, tavada 10 dakika kadar pişirin, bol tarçın serpip yiyin, dilerseniz buna da ceviz ya da fındık ekleyebilirsiniz. Apple pie dan çok daha hafif ve tatlı ihtiyacınız giderecek.
- 1 muzu ezip üzerine 1 tatlı kaşığı kakao ekleyin ve iyice karıştırın. Sabredebilirseniz buzlukta bekletin, şahane bir dondurma oluyor. Buzluğunuzda her zaman bulundurabilirsiniz. Sabredemezseniz dondurmadan da yiyebilirsiniz, dilerseniz 1-2 kaşık yoğurt da ekleyebilirsiniz.
- 2 yemek kaşığı yulaf, yarım bardak light süt ya da yoğurt ve istediğiniz bir porsiyon meyveyi karıştırın. Tebrikler, diyeti bozmadan tatlı krizini atlattınız.
- Çikolata yemeden duramıyorsanız 2 kare bitter çikolata yiyebilirsiniz. (Kare derken paketi değil de bir küçük parçayı kastettiğimin farkındasınız değil mi :) Çikolatanın yanında 1 bardak light süt için ki, kan şekerinizi dengelesin. Sütlü kahve de çikolatayla iyi gider hani!
- Yok meyve ile sütle bu iş olmadı illa ki tatlı diyorsanız en azından sütlü tatlı ya da dondurma yiyin, şerbetli, kremalı tatlılardan uzak durun. Hatta Mado, Özsüt ve Bolulu Hasan Usta'da light dondurma, kazandibi, fırın sütlaç bulabilirsiniz, kalorisi şekerli tatlılardan çok düşük.
- Bu soğuk kış günlerinde ara sıra bir fincan sahlep de içebilirsiniz. Kalorisi düşük ve sağlıklı. Tarçını bol olsun, yararları say say bitmez.
- Az şekerle (belki şeker yerine pekmez, stevia ya da agave şurubuyla), az yağla ve tam buğday unuyla yaptığınız kurabiyelerden de bir adet yemek diyeti bozmaz :)
İlerleyen haftalarda kilo aldırmayan tatlı tarifleri paylaşacağım, beklemede kalın, fit kalın :)
You are reading my Fit Friday posts every week and you are determined to lose weight. Nice! But after eating very healthy fo days, you suddenly find yourself eating a jar of nutella! Now, calm down and put the nutella in the fridge. There are better things to eat when you have a sweet tooth.
First, lets understand what leads to it. If you are on a low calorie diet, if you are hungry for hours, your body will need sugar for more energy. If you ara on a low carb diet such as Atkins or Dukan, you may starving carbs and need sugar. What can you do? Eat some healthy carbs like whole grain bread and fruits, never take less than 1200 calories unless your doctor says to do so. Finally, if the problme is serious visit a doctor.
And if you have a sweet tooth, what can you eat instead of a big cupcake?
- What about yoghurt with fruits?
- Dried apricot, plum or fig and some almonds, nuts or wallnuts. Healthy and delicious!
- Cut an apple into small pieces and stir in a frying pan. After 10 minutes, add some cinnamon and enjoy your carb free apple pie.
- Mix one tablespoon of cacao and banana and 2 tablespoon of yoghurt if you wish, then freeze it. It will taste like ice cream. If you can't wait, just eat after mixing.
- If you are a chocoholic , eat a small piece of bitter chocolate and drink a cup of milk or latte. But, I mean a really small piece of chocolate, not the whole package.
- Ice cream is always better than cakes, waffles or donuts.
- You can enjoy a cup of tea and low sugar, low fat cookie
I will share some fit recipes, stay tunned :)
11 Şubat 2015 Çarşamba
Wedding Wednesday: Just Engaged!
Merhaba canlar, Instagramdan @biralisveriskoliginitiraflari hesabımı takip edenler biliyor ama duymayan kaldıysa buradan da bir duyuru yapmış olayım: 2 hafta önce nişanlandım :) Günlerim bir yandan tezimle uğraşmak bir yandan evlilik hazırlıklarıyla geçiyor. Düğüne 6 ay var ama şimdiden uğraşmam gereken o kadar çok detay var ki... Bu dönemde öğrendiklerimle bir wedding planner olurum diyordum, derken aklıma blogda yeni bir köşe oluşturmak geldi. 2015 çok mu bereketli ne, etrafımda bu yıl evlenecek belki 10 tane gelin adayı var. Bütün yazı düğünlerde geçireceğiz inşallah :) Gelin adayları bir araya gelince muhabbetimiz hep : "Düğün için orkestra ile anlaştınız mı?, " Gelinliğim balık mı olsa prenses modeli mi?" tadında oluyor. Düşündüm belki blog takipçilerimden de evlilik hazırlıkları yapanlar vardır, bu muhabbetlere sizi de ortak etmek istedim. Hem düğün hazırlığı yapıyor olmasanız da, her kız itiraf etmese de düğün ve gelinlik hayallerini sever. Bundan sonra her çarşamba evlilik ve düğün konulu postlar olacak, beğendiğim, ilham aldığım fikirleri artık kendime saklamayıp, sizinle paylaşacağım.
Wedding wednesday postlarıma nişan fotoğraflarımla başlayalım, yazmamı istediğiniz konular olursa, yazın bana:)
Hi dolls, if you follow my instagram account @biralisveriskoliginitiraflari, you might have seen my engagement photos. I engaged two weeks ago and I will be getting married in August. Recently, I spend hours to organize my wedding and I think it is time to share my experience and inspirations on my blog. I have many friends who will get married this year and I love to chat with my girls about wedding gowns, honeymoon and wedding ideas. Now you can join us, I will be writing about wedding inspiration every wednesday. But first, let me share my engagement photos :)
Wedding wednesday postlarıma nişan fotoğraflarımla başlayalım, yazmamı istediğiniz konular olursa, yazın bana:)
Hi dolls, if you follow my instagram account @biralisveriskoliginitiraflari, you might have seen my engagement photos. I engaged two weeks ago and I will be getting married in August. Recently, I spend hours to organize my wedding and I think it is time to share my experience and inspirations on my blog. I have many friends who will get married this year and I love to chat with my girls about wedding gowns, honeymoon and wedding ideas. Now you can join us, I will be writing about wedding inspiration every wednesday. But first, let me share my engagement photos :)
Photo Credit: Erssell PV
6 Şubat 2015 Cuma
Fit Friday: Su Hayattır!
4 yıllık moda ve stil blogu nasıl fitness ve diyet bloguna döndü anlamadım ama son 3 yazım da Fit Friday olunca, bir durup düşündüm:) Son haftalarda nişanım, tez ve ailedeki sağlık sorunları nedeniyle bir türlü çekim yapma fırsatı bulamadım, önümüzdeki hafta çekim yapma fırsatı olur mu bilemiyorum ancak bloga yeni kategoriler ekliyor olacağım. Şunu da yaz, dediğiniz konular varsa, yorum ya da mail yazarak ulaşın, istek şarkı çalar gibi yazayım ben de :)
Bu hafta Fit Friday yazım da İnci'min isteği üzerine blogda. İnci'den daha önce bir çok kez bahsettim blogda. İnci, çok yoğun çalışan bir muhabir, ofis- haber- ropörtaj koşuştururken su içmeyi unuttuğundan yakındı ve benden Fit Friday'de su içme konulu bir yazı istedi. İyi ki hatırlattı, bu kadar önemli bir konuya nasıl değinmemişim hayret ettim.
Suyun vücudumuza faydaları saymakla bitmez, her gün doktorlar gazetelerde sayfa sayfa yazarken uzun uzun benim de yazmama gerek yok. Yine de kısaca özetlemek gerekirse, yeterli miktarda su içmek, organların sağlıklı şekilde çalışmasını sağlıyor, toksinler vücudumuzdan daha kolay atılıyor, iştah rahatça kontrol ediliyor, bağırsaklar düzene giriyor, enerji düzeyi yükseliyor, metabolizma hızlanıyor, cilt nemlenip ışıldıyor, selülitler azalıyor. Su içmek, hem sağlıklı olmak hem de kilo vermek için olmazsa olmaz.
Ne kadar su içmemiz gerektiği konusunda farklı görüşler olsa da, pek çok uzman en az 1,5 litre su içmemiz gerektiği konusunda hem fikir, optimum miktar ise 2-2,5 litre. Ancak eğer spor yapıyorsanız ya da vucüdun su kaybının arttığı yaz aylarındaysak bunu 3 litreye çıkarmak gerekiyor. Burada önemli olan bu miktarın saf su olması. Yani tüm gün asitli içecekler, kahve, alkollü içkiler tüketip, 2 litre sıvı tükettim, yeterli demiyoruz. Hatta kafein ve alkol su kaybına yol açtığı için her kafeinli içecek ve alkolden sonra 1 bardak su içmekte yarar var. Türk kahvesinin yanında neden su geldiği şu an anlaşıldı mı?
Hem sağlıklı ve enerjik olalım, hem güzelleşelim, kilolarımızı daha hızlı verelim istiyorsak, daha çok su içeceğiz, ama nasıl? İşte size daha çok su içmenizi sağlayacak küçük tüyolar:
- Öncelikle masanıza bir sürahi koyarak işe başlayın. Bazen masadan kalkıp su içmeye üşeniyoruz, elinizin altında her an su olursa daha çok içersiniz, hem de sürahiye bakarak kaç litre su içtiğinizi kolayca anlayabilirsiniz.
- Sabah kalkar kalkmaz 1, mümkünse 2 bardak su için. Saatlerdir susuz kalan vücudunuzun buna ihtiyacı var.
- Eğer masa başı çalışmıyor, gün içerisinde oradan oraya gidiyorsanız, hemen kendinize bir matara alın ve her sabah evden çıkmadan doldurup çantanıza alın. (Burada önemli bir bilgi: Daha çok su içmek için pet şişede su alıp, arabanızda mı bıraktınız? Onu hemen atın, güneşin altında bekleyen pet şişedeki su, kanserojene dönüşüyor, özellikle meme kanseri riskini arttırıyor. Su alırken de güneşte beklememiş olmasına dikkat edin.)
- Restoranda yemeğinizi seçtiniz ve menüde içecekler bölümüne geldiniz. Hiç bakmayın, hemen sadece su isteyin. Bu sayede hem daha çok su içmiş, hem de gereksiz kaloriden kurtulmuş olursunuz.
- Su içmeyi sevmiyorum diyenler, suyunuzu aromalandırmayı denediniz mi? Sürahideki suya limon, salatalık, taze zencefil ya da yeşil elma dilimleri, tarçın çubuğu, nane yaprakları gibi evde bulduğunuz ve aromasını sevdiğiniz tatlandırıcıları ekleyip, buzdolabına koyup, ertesi gün içebilirsiniz. Hem tadı çok güzel olduğu için eliniz şekerli içeceklere gitmeyecek, hem içtikçe ferahlayacaksınız. Üstelik limondaki C vitamini ve zencefil metabolizmayı hızlandırır, bağışıklığı güçlendirir, tarçın kan şekerinizi düzenler. İnternetten sassy su tarifini kolayca bulabilirsiniz.
- Teknolojinin nimetlerinden de yararlanalım, su içmenizi hatırlatacak bir uygulama indirip, içtiğiniz su miktarını kontrol edebilirsiniz. WaterMinder ve daha pek çok uygulamadan istediğinizi seçin.
- Karnınız acıktığında abur cubura saldırmadan önce bir bardak su için. 10-15 dakika bekleyin, açlık hissinin hala sürüp sürmediğine bakın. Beyin açlık ve susuzluk sinyallerini karıştırabiliyor. Eliniz dolaptaki tatlıya gittiğinde bir dakika durun, belki de vücudunuzun ihtiyacı olan şeker değil de sudur? Ayrıca soğuk yerine ılık su içerseniz, ılık su mideyi daha geç terk ettiğinden tokluk hissi daha uzun sürer.
Ve son olarak tam şu an kalkıp bir bardak su için. Hemen, şimdi.
My style and fashion blog is about to convert to a diet and fittness blog. I have noticed that my last 3 posts are about diet. I could not find time for a photoshoot because I am very busy lately w,ith my master thesis, engagement and some health problems in my family. I hope to make posts in different topics next week.
This week, Fit Friday's topic is drinking more water. One of my besties, Inci is a very busy journalist, she forgets to drink water for hours and she asked me to write a post about dirinking water. Thank you my sister Inci, I have completely forgotten to write about this important subject. Everyday we see columns in newspapers about the importance of drinking enough water. I won't repeat what doctors say but I will give you a brief summary. Drinking enough water boosts your metabolism, cleans your body, brightens your skin, removes cellulites, gives you energy, controls your apetite.
Optimal water consumption level is about 2-2,5 litres, minimum level is 1,5 litres. If you are making exercises or if it is summer, you should drink 3 litres water. When I say " water", I mean only water, not other beverages. If you drink coffee or alcoholic drinks, they can dehydrate your body and you should drink more water.
Small tips to drink more water:
- Every morning drink a glass of water before breakfast. Your body really needs it.
- There should be a jug of water on your office desk since sometimes we cannot find time to stand up and drink water.
- Why don't you take a bottle in your bag while leaving home?
- When you go to a restaurant, choose your meal and skip beverages menu. A bottle of water please! I won't take any liquid calories and sugar!
- If you don't like the taste of water, you can put some lemon slices, ginger, cinnamon, cucumber or mint leaves. It tastes fresh and perfect, it boosts your metabolism. You can google the recipe of Sassy water and try it, too.
- Find an app that will remind you to drink water. You can try Waterminder or another application.
- When you feel hungry, before junk food, grab a glass of water. Our brain can confuse the signals of hunger and thirst. If you drink warm water, it will leave your stomach slowly like a bowl of soup and it will keep your stomach full.
Last tip: Go and drink a glass of water, NOW!
30 Ocak 2015 Cuma
Fit Friday: Küçük Adımlar Büyük Fark Yaratır
Merhaba, fit olmaya ant içen sevgili okur.. Önceki yazıma gösterdiğiniz ilgiye sonsuz teşekkürler, o kadar mutlu oldum ki' Sosyal medyadan gelen yorumlar, mesajlar, mailler... Siz beni böyle motive edersiniz de, ben her hafta yazmaz mıyım? Geçen Cuma nişanım dolayısıyla atladık ama bundan sonra her Cuma fit yaşam yazılarına devam ediyoruz.
Bu hafta fit yaşam yolunda atabileceğimiz küçük adımlardan bahsedeceğim. Ben küçük adımları çok önemsiyorum, kaplumbağa ve tavşan masalını hepimiz biliyoruz değil mi? Kaplumbağa gibi küçük küçük de ilerleseniz, eğer gideceğiniz yeri biliyor ve istikrarlı gidiyorsanız, istediğiniz yere herkesten önce varırsınız. Yürümeye nasıl başladık, koşarak mı, büyük adımlarla mı? Hayır, emekleyerek, sonra küçük küçük, tay tay adımlarla. Hayatta her alanda başarı hikayelerine küçük adımlarla başlanıyor, zayıflamak için de aynı şey geçerli. Bizde genelde adettir, hep çok iddialı başlanır, büyük adımlar atılır, sonra en ufak engelde tökezlenir, heves kaçar, vazgeçilir. Zayıflamaya karar verenlerin de bunu yaptığını görüyorum. Çok hevesli başlıyorlar, markette light kuş sütü görseler alıyorlar, spora yazılıyorlar,sonra iki günde sıkılıp bırakıyorlar. Bu sefer farklı olsun istiyorsanız, önce çok kolay yapabileceğiniz ufak değişikliklere odaklanın. Küçük değişikliklerin, büyük farklar yarattığını görünce, adımlarınız daha da kararlı olacak.
Bu küçük adımlar neler olabilir?
- Önce bir mutfak temizliğiyle başlayın. Mutfağınızda ne kadar abur cubur varsa hepsini hemen mutfağınızdan çıkarın. İsterseniz ofisteki gıcık olduğunuz sıska stajyere "Şekerim, kahvenin yanında gofret yer misin?" deyin, isterseniz cipsleri alıp, üst kattaki yakışıklı üniversite öğrencisi komşularınız PlayStation oynarken gidip sürpriz yapın :) Ne yapacağınız sizin yaratıcılığınıza kalmış, yeter ki şeytana uyacak olduğunuzda, buzdolabını açıp nutella kavanozuyla göz göze gelmeyin. Evde tehlikeli madde olmazsa, gece yarısı karnınız acıkırsa olsa olsa kuru meyve, yoğurt, peynir atıştırırsınız.
- Bir diyet listesine uymak sizi sıkıyorsa, kızartma, hamur işi ve tatlıyla vedalaşarak fark etmeden zayıflayabilirsiniz. Kimse diyette olduğunuzu bile anlamaz, sadece zayıfladığınızı anlarlar. Her öğle yemeğinde salata ısmarlayan sıkıcı beyaz yakalı olmak zorunda değilsiniz. Hamur, kızartma ve şekeri çıkarın, kalan her şey sizindir. Geriye ne kaldı demeyin, ızgara et, balık, tavuk, zeytinyağlılar, hatta hemen her restoran menüsünde bulunan domates soslu kepekli makarna. Bana bir T-Bone steak lütfen, garnitür de patates kızartmasını yerine buharda sebze olsun :)
- Spor yapmayı sevmiyorsanız, fark etmeden spor yapın :) Bir önceki yazımda da anlattım, en kolayı yürüyüş, haydi takın kulaklıklarınızı, çıkın yarım saat yürüyün. Metroya yürümek, otobüsten 2-3 durak önce inmek bile fark yaratır. Bir adımsayar alıp, 10.000 adımı hedefleyin. 10.000 adım zor bir hedef ve sadece günlük hayatınızdaki hareketle başarmanız zor. Bunun için 1 saat yürüyüş yapmalısınız. 10.000 adım olmazsa da üzülmeyin, 7000 bile harika.
- Çantanıza kuru meyve, fındık-badem, diyet bisküvi gibi sağlıklı atıştırmalıklar atın. Eğer yanınızda acıkınca atıştırabileceğiniz sağlıklı yiyecekler varsa, önünden geçtiğiniz pastaneye girmez, kuru eriklerinizi yiyerek tatlı ihtiyacınızı giderirsiniz. Eğer uzun bir gün olacaksa, minik bir çavdarlı-peynirli sandviç yapıp çantaya atabilirsiniz. Öğün atlamamak sizi gün boyu enerjik tutar, ana öğünlerde iştah kontrolü sağlar. Ofiste bir çekmecenizi sağlıklı atıştırmalıklarla doldurmayı unutmayın.
- Peki beni dinlemediniz, sokaklarda bütün gün aç dolaştınız ve karnınız zil çalıyor, uzun ve sağlıklı bir yemeğe de vakit yoksa ne yapacaksınız? Ayaklarınız ve dönerin kokusu sizi en yakın büfeye mi götürüyor? Durun, hemen yarım ekmek döner demeyin, kepekli, beyaz peynirli tost alayım, lütfen ekmeğe yağ sürmeyin diyin. Bir simit ayran da hem doyurucu hem de nispeten sağlıklı bir sokak yemeği, Yarısını martılara atın ama :) Çok aç değilseniz, en yakın marketten bir kutu süt, diyet bisküvi ya da küçük bir meyveli yoğurt alabilirsiniz. Fast food restoranlar, tatlılar son seçeneğiniz bile olmasın, bakın dışarıda da sağlıklı yiyecekler var.
- Gece geç saatte yemek çoğu uzmana göre kiloların baş sorumlusu. Ancak ben günümüz şartlarını düşününce biraz esnek olunmasından yanayım. Yoğun iş hayatı yüzünden, bir de akşam trafiğine kalınca, çoğu kişi evine akşam 8 lerde veya daha geç varıyor. Hal böyleyken de siz eğer "Akşam 6 dan sonra yemek yasak" derseniz, bu yoğun çalışan kesime "Siz sağlıklı beslenemezsiniz" demiş olursunuz. Eve geç geliyorlar diye, ailece oturup bir akşam yemeği yiyemesin mi zavallı plaza insanları :) O halde ne yapabiliriz? Akşam yemeği yemeden elbette olmaz, ama eğer geç yiyorsak bu öğün en hafif öğün olsun, kalorilerin çoğunu sabah ve öğlen alalım. Akşam hafif sebze yemekleri ya da ızgara yanında bol salata gibi düşük kalorili öğünler planlayalım. Eve çok geç geldiyseniz belki sadece çorba ve salata. Burada ana kural şu, yemekleri sindirebilmek için en son öğünden sonra en az 2-3 saat geçmeden uyumamalıyız. Çok geç yatıyorsanız, sağlıklı olsun diye 6 da yemek yerseniz, 7 saat sonra hala uyumamış ve buzdolabında kalan dolmaları aralıksız yutuyor olabilirsiniz. Akşam yemeğinden 2 saat sonra meyve ve süt ya da yoğurt, gece yarısı açlık ataklarını önler.
- Bir diğer çok önemli adım da düzenli tartılmak. Genelde çoğumuz yemeği fazla kaçırınca tartıdan kaçıyoruz, gerçekle yüzleşemiyoruz. Ama bu gerçek er ya da geç yüzümüze vurulacak belki aynada ya da soyunma kabininde, belki tartıda. En iyisi en az haftada 2 kez tartılıp, kilomuzu bilelim ki sürprizler olmasın. Tartılmak, kilo verirken motive eder, kilo aldığınızda da kendinizi, hatalarınızı sorgulamanızı sağlar. En doğru sonuç için sabah aç karna ve kıyafetlerinizi çıkarıp tartılın. Bazen ödem, bağırsak sorunları, bir gün önce fazla yemeniz ya da alkol almanız sonucu farklılık olabilir, panik olmayın. Her gün tartılmak bir takıntıya dönüşmesin ama kilonuzun genel seyrini hep izleyin.
- Son olarak da hayır demekten korkmayın. Size ikram edilen her şeyi yemek zorunda değilsiniz, tabağınızda kalırsa ağlamaz, hele sevmediğiniz bir yemeği asla hatır için yemeyin, kimse size kırılmaz.
Hiçbir diyet listesi olmadan, sadece bu küçük adımlarla bile ne çok yol alacaksınız, siz bile şaşıracaksınız. Hemen bugün hayata geçiriyor muyuz bu basit değişiklikleri kızlar? Beyler tabi siz de:) Bana sonuçları yazın olur mu :)
Hello my fit babes, I am sorry for not writing my last post in English. I always write in both languages but my last post was an exception. Thus, I want to start this post with a summary of the last post. I have written about how I lost weight. Since I have received many messages asking my secrets to lose weight, I deciced to make a "Fit Friday" post every week and this post is the first one. I am really very excited and please ask me anything about diet and fitness.
This week's topic is small changes that make big differences. Usually we start a diet to lose weight, we make big changes in our lifestyle but after a while, we give up since the changes do not suit our daily routine. So, lets make only small changes in our daily routine. I suggest you a few ways to change your life into a healtier one:
Hello my fit babes, I am sorry for not writing my last post in English. I always write in both languages but my last post was an exception. Thus, I want to start this post with a summary of the last post. I have written about how I lost weight. Since I have received many messages asking my secrets to lose weight, I deciced to make a "Fit Friday" post every week and this post is the first one. I am really very excited and please ask me anything about diet and fitness.
This week's topic is small changes that make big differences. Usually we start a diet to lose weight, we make big changes in our lifestyle but after a while, we give up since the changes do not suit our daily routine. So, lets make only small changes in our daily routine. I suggest you a few ways to change your life into a healtier one:
- First step is to clean your kitchen. Give all the chips, chocolate, candy and other garbage food to your skinny friends. If you don't have any junk food in your kitchen, you won't take too much calories. If you need a midnight snack, you won't eat nutella, you will only eat a piece of cheese and fruits. How healthy!
- If you dont like the word " diet", don't go on a diet. You should only stop eating sugar, pastries and fried food. All other food is allowed. You do not have to eat salad for lunch everyday. Grilled fish, beef, chicken, vegetables, whole grain pasta... You can enjoy all of them.
- If you are not a gym babe, just walk. Walk as much as you can, it is the best exercise that everyone can enjoy and afford. If you don't have time to walk, walk to your office, school or at least walk to underground station or bus stop.
- Always have some healthy snacks like almond, dried fruit or whole grain biscuits in your bag. This prevents you to eat high calorie food.
- If you don't have anything in your bag to eat, you can buy healthy snacks like nonfat latte, yoghurt or a healthy sandwich. Fast food restaurants are forbidden :)
- Having a late dinner is responsible for being overweight. Yet, most of us work till 7 or 8 pm and we have dinner very late. If you have your dinner late, prefer low calorie options like grilled meat or vegetables, maybe a salad and soup. You should wait for at least 2 hours after dinner before going to sleep.
- Last rule: do not hesitate to say no when you are offered a high calorie food.
I am sure these small changes will bring you your dream body. Let's start now :)
16 Ocak 2015 Cuma
Fit Friday: Bir Alışverişkoliğin Zayıflama Macerası
Yazdan beri en sık duyduğum soru: "Nasıl zayıfladın?" sorusuydu, artık bir yazıyla buradan da anlatmamın vakti geldi sanırım. Verdiğim kiloları 5 aydır da koruduğuma göre artık sizlere nasıl verdiğimi anlatabilirim.
Öncelikle bu yazıya bir uyarıyla başlamak istiyorum. Biliyorsunuz ama tekrar edeyim ,ben ne doktor ne diyetisyen ne de spor hocasıyım. Burada sizlere ancak kendi deneyimlerimi anlatabilirim, bazıları uygular işe yarar, bazılarının profesyonel desteğe ihtiyacı olur. Sizlere en önemli tavsiyem, eğer kilo vermek istiyorsanız işe önce sağlıkla başlayın. İlk hedefiniz sağlıklı yaşamak olsun, kilo verirken sağlığınızı kaybetmeyin. Kilo probleminiz bir sağlık sorunundan kaynaklı olabilir mi, önce bunu araştırın. Belki yıllarca acımasızca tükettiğiniz sağlıksız karbonhidratlar insülin direncine yol açtı, belki hipotiroidiniz var, belki böbrek üstü bezleriniz kilolarınızın sorumlusu. Bunun cevabını almadan hiçbir diyete başlamayın, aksi halde çabalarınız boşa gider, aç da gezseniz kilo veremezsiniz. Hiç zor değil aslında, bir sağlık ocağı doktorundan bile randevu alıp, genel bir kan tahlili yaptırsanız, bu sorulara cevap bulursunuz. Benim çok şükür sağlık sorunum yoktu, kilolarımın tek suçlusu abur cubur ve hamur işlerine olan düşkünlüğümdü. Bazıları kilo vermek için diyetisyenle çalışmayı tercih eder, eğer beslenme bilginiz yetersizse, özel bir sorununuz varsa ya da sizi disipline sokacak birine ihtiyaç duyuyorsanız, bir diyetisyenle görüşebilirsiniz. Ben de geçmişte birkaç kez diyetisyenle kilo vermeye çalıştım, bazen başarılı oldum bazen de birkaç kilo verip pes ettim ve verdiğim birkaç kiloyu da geri aldım. Ancak bu yaz verdiğim kiloları diyetisyen desteği almadan kendi kendime verdim. Beslenmeyle ilgili yıllarca çok kitap okudum, ünlü uzmanların yazılarını takip ettim, eskiden çalıştığım diyetisyenlerden de çok şey öğrenmiştim. Yani okuyan diyetisyenler kızmasın ama artık diyetisyenlerin bana öğreteceği bir şey kalmamıştı. Teoride harika, pratikte berbattım, ta ki bu yaza kadar. Bu yaz bilgilerimi pratiğe de döküp, kilo sorunumu çözdüm.
İlk uyarıları yaptıktan sonra hikayeyi başa alalım. 20'li yaşlarımın başına kadar hep çok zayıf bir kızdım. Çocukluğumda çırpı gibi bacaklarım vardı, lisede ve üniversitenin ilk yıllarında da hep 50 kilonun altındaydım. Ancak üniversitedeki birkaç yıl geçtikten sonra, fast food ağırlıklı beslenme, gece yarısı atıştırmalıkları derken kilo almaya başladım. Ve 48 kiloyla başladığım üniversiteden 63 kilo ile mezun oldum, evet bunu da ilk buradan itiraf ediyorum :) Bazen kilomu umursamadan çılgınca yemeye devam ettim, bazı dönemler kafaya taktım, vermeye çalıştım, ama verdiğim birkaç kilo da bir ay içinde geri geliyordu diyeti bırakınca. Bu yaza kadar hep böyle bir kısır döngüdeydim, 3 kilo ver, 3 kilo al yuvarlanıp gidiyordum. Kilomdan hep şikayet ediyordum ama fark ettim ki kilo verme konusunda hiç kararlı olmamıştım. Bu yazın başında ilk kez çok kararlı bir şekilde kilo vermek için kendime söz verdim. 60 kiloya gelmiştim ve en az 10 kilo fazlam vardı ve Ağustos sonu çıkacağım tatilde bu kiloların büyük bölümünü vermiş olacaktım ve kilo sorununu bir daha asla geri gelmemek üzere çözecektim. Bakın altını çiziyorum, en önemli sırrım buydu: KARAR VERMEK. Sırrın ne diye soranlar sanırım basit, sihirli bir sır bekliyor, ama öyle bir sır yok canlar, olsa ben size söylemez miyim? Sır yok, kan, ter, gözyaşı, sağlıklı besinler, spor ve KARARLILIK var. Zayıflamak isteyen çoğu kişi mango hapı, lahana çorbası, bilmem ne kökü, detox çayı ile zayıfladım diyeyim istiyor sanırım ama öyle bir dünya yok. Yahu bir düşünün gerçekten sağlıkla zayıflatan bir çay, bitki vs olsa, dünyada herkes incecik ve sağlıklı olmaz mıydı? Tıp, bilim o kadar ilerlemedi hala. Zayıflamak istiyorsanız, bir kesin karar vereceksiniz, iki sağlıklı bir yaşam planı oluşturacaksınız. Kararlılığın bu kadar üzerinde duruyor olma sebebim, asıl farkı yaratanın bu olması. Eğer zayıflamak istiyorum diyorsanız ama gerçekten karar vermediyseniz, başlamayı hep pazartesiye ertelersiniz. Çarşamba günü vazgecersiniz. Biri çikolata ikram ettiğinde, bir taneden birşey olmaz dersiniz, sonra 2. ve 3. yü de yersiniz. Ondan sonra da, zaten diyet bozuldu, battı balık yan gider deyip, dev bir hamburger sipariş edersiniz. Ertesi gün de vicdan azabıyla akşama kadar 2 grissini ile ayakta kalmaya çalışıp, sonra açlığınız tavan yaptığından koca bir pizzayı mideye indirirsiniz. Bu hikaye tanıdık geldi mi? Bana da tanıdık geliyordu, korkmayın. Hep böyle gitmek zorunda değil, gerçekten karar verdiğinizde her şey değişiyor. Pazartesiyi beklemiyorsunuz, hemen o gün başlıyorsunuz. Bahanelere sığınmıyorsunuz saat gece 11 de bile olsa bir fırsat bulup yürüyüşe çıkıyorsunuz. Size zararlı her besine hayır diyorsunuz ve bundan dolayı üzülmüyorsunuz, aksine güçlü bir iradeniz olduğunu fark edip, mutlu oluyorsunuz. Bu uğurda doğum gününüzde bile pasta yemiyorsunuz, herkes rakı içerken siz light kola ile eşlik ediyorsunuz. Eğer bir gün fazla kaçırdıysanız, battı balık diyeceğinize, nasıl telafi ederim deyip, ertesi gün yarım saat fazla yürüyor, 2 dilim daha az ekmek yiyorsunuz. Evet sanırım özetle yaptığım buydu.
Kilo verme sürecinde başarının anahtarı bana göre motivasyonu her an yüksek tutmak. Ben kendi uyguladığım bir formülü size de önermek isterim. Haziran sonuydu, yaz başlamıştı ve ben yine bikinimin içindeki görüntümden rahatsızdım, dar elbiselerden göbeğim çıkıyordu ve ben son 3 4 yazdır hep böyleydim. Bu yaz farklı olacaktı ve ben artık plajda rahat rahat yürüyecektim. Hemen bir word dosyası açtım ve neden zayıflamak istediğimi uzun uzun yazdım. Bikiniler üzerimde harika olacaktı, dar gelen ve dolapta bekleyen sarı elbiseme sığacaktım, yılın trendi crop toplardan giyebilecektim ve uzun zamandır görmeyen herkesi şaşırtacaktım. Size tavsiyem, komik, saçma demeden aklınıza gelen her şeyi yazın. Ve ne zaman sıkılsanız, canınız pasta yemek istese açıp bunu okuyun, neden başladığınızı unutmazsanız, asla vazgeçmezsiniz. Ben yazmayı seven biri olarak bu süreçte bir günlük tuttum. "Harikasın bak bu sabah 300 gr daha verdin, iyi ki dün böreğe hayır demişsin, dün pilates-yapamadın ama bugün telafi edersin", "Tatile 3 hafta kaldı, ha gayret 3 kilo daha verirsin, bandaj etek de giyebilirsin birkaç kilo daha verirsen" şeklinde kendi kendime gaz verdim. Ara ara dönüp bunları okuyunca da ne çok yol katettiğimi gördüm.
Motivasyon, kararlılık hepsi tamam da sadece gazla bu iş tabi ki olmaz. Çok basit iki kural var: Bir, doğru ve sağlıklı beslenme, iki, daha çok aktivite. Ne olur, şok diyetlere, şarlatan sözde diyet koçlarının listelerine yüz vermeyin. Sağlığınızdan olmayın, tam tersi zayıflayıp daha sağlıklı olun. Eğer bir sağlık probleminiz yoksa, doğru beslenmeyi öğrenmek için Dilara Koçak ya da Banu Kazanç gibi uzman diyetisyenlerin kitaplarını alıp okuyun. Neyi ne kadar tüketmeliyiz, hangi gıda ne zaman, nasıl tüketilmeli öğrenin. Bu kitaplarda hazır diyet listeleri de var, sağlıklıysanız bunları da uygulayabilirsiniz. Ben listelerden sıkılırım, o yüzden belli bir listeyi takip etmedim. Evde ne piştiyse yedim. Tabi evde kızartmalar, börekler de pişebilir, benim kastettiğim sebze yemekleri ve ızgaralar. Sadece sebze ve ızgara mı yedin derseniz elbette hayır, arada benim de sarmalar, börekler tatlılar yediğim oldu. Ama insanı şişmanlatan dolmalar, tatlılar değil, zihniyetleri. Bunları yedim diyet bozuldu zaten der, pes ederseniz kilo alırsınız. Yok bugün fazla kaçırdım ama aynen devam ediyorum, sağlıklı besinlere dönüyorum derseniz, keyifle, hiç bir yemekten mahrum kalmadan zayıflarsınız. Karbonhidrat ve yağ miktarının kontrolü önemli elbette. Pilav ve makarnadan yemeğin yanında 2-3 kaşık kadar tükettim, bunları yediğimde ekmek yemedim. Sabahları peynir, ekmek, yumurta, zeytin vb. klasik Türk kahvaltısı, ara öğünlerde ise meyve, süt, yoğurt ve yağlı tohumlar (badem, fındık vs.) tükettim. Bu arada meyve ve yağlı tohumlarda da porsiyon kontrolü önemli, koca bir tabak meyve yiyip, ay çok sağlıklı besleniyorum derken, aslında kaşık kaşık şeker yemiş oluyorsunuz. Ceviz, badem, fıstık da evet çok sağlıklı ama bir kase değil bir avuç içi kadar yerseniz. Yani aslında kararında yerseniz her şeyden yiyebilirsiniz. Zaten size tavsiyem her ne kadar Dukan, Karatay bazı besin gruplarını yasaklasa da, siz her şeyi yiyin, karbonhidratı da kesmeyin, yağı da. Ama sağlıklı yağ, sağlıklı karbonhidrat. Ama ölçülü, belirli miktarda yağ ve karbonhidrat.
Beslenme kadar hareket de önemli, eğer az yiyip, bütün gün masa başında oturuyorsanız kilo vermeniz çok zor. Biliyorum, ama vaktim yok diyeceksiniz. Ben de diyorum ki, karar verirseniz, zaman yaratırsınız. Hiç vakit yoksa işe metroyla, vapurla gider, oraya kadar yürüsünüz, asansör yerine merdiveni tercih edersiniz. Ve emin olun ki, öyle özel spor koçlarına, pahalı gym lere üye olmanıza da gerek yok. En basit ve her yaşa, herkese önerilen, en ucuz spor yürüyüş. Tek bir yatırım yapıp, rahat ve koşuya uygun bir ayakkabı alın emin olun binlerce liralık spor salonlarına para vermekten daha iyi yatırım. Sonra da ne zaman vakit bulursanız yürüyün. Yürümek insanı rahatlatıyor, ben sadece zayıflamak için değil, stres atmak, zihnimi boşaltmak için de yürüyorum. Kilo verme sürecinde her gün 1,5 saat kadar yürüdüm, çok nadiren aksatmışımdır. Siz bu kadar çok yürümeyin bana uyup tabi, haftada 3-4 gün yarım saatle başlayıp, alıştıkça arttırın. Bende asıl mucizeyi yaratan pilates oldu. Daha önceden de pilatese gidiyordum ancak grup dersleri çok verimli olmuyordu, 100 kiloluk teyze de , 60 yaşında teyze de, yıllardır pilates yapan Ebru Şallı benzeri abla da aynı sınıfta pilates yapınca sonuç verimli olmuyor, bir de haftada 2-3 gün bende yeterli olmamıştı. Yazın üyeliğim bitince, pilatese nasıl devam ederim derken Ebru Şallı pilates DVD leri ile tanıştım ve hayatım değişti :) İtiraf edeyim daha önce Ebru Şallı'nın pilatesçi olmasını hafiften ti'ye alıyordum, o benim gözümde eski mankendi ve pilatesçi sıfatını çok ciddiye almıyordum. Derken denemekten ne cıkar dedim ve 21 günlük kürlerini aralıksız uyguladım. Sonuç mu? Hiç inanmıyordum ama 21 günün sonunda göbeğim gittiği gibi karın kaslarım oldu, yazın her gören şok geçirdi desem abartmam. Pilates vucudu çok güzel şekle sokuyor, daraltıyor, sıkılaştırıyor, esnekliği arttırıyor, bel ve boyun ağrılarını geçiriyor, faydaları saymakla bitmez. Verdiğim kilo 10 kilo kadar olsa da 15 gibi durduğunu söylüyor herkes, nedeni hemen hergün pilates yapmam. Pilates kilo verdirmiyor ama 1-2 beden inceltebiliyor kilonuz aynı da olsa. Yalnız pilatesin faydaları saymakla bitmese de riskleri de var. Belinizi, boynunuzu falan sakatlamamak için, çok dikkatli olun, dikkat etmeniz gereken kurallar var, öğrenin ve başlangıc seviyesi hareketlerle başlayın. Isınmayı ve soğumayı unutmayın. Ben önceden pilates yaptığım için dvdlerle evde rahatça devam ettim. Eğer benim gibi Ebru Şallı dvdlerini alacaksanız, kulağınızı dört açın, dikkatle dinleyin ve önce başlangıc dvdsini alın, yanlış bir hareketin sonucu çok kötü olabilir, dikkat.
Şimdilik bu kadar canlar, giden kiloların hikayesini özetledim. Ama ne diyorum biliyor musunuz, bu yazı burada kalmasın bundan sonra blogumda sağlıklı beslenme ve spor yazıları da olsun. Çünkü tek yazıda tüm beslenme tüyolarını yazmak imkansız. Mesela sağlıklı yağ ve karbonhidrat nedir; tatlı krizi neden olur ve nasıl bastırılır; ara öğünde neler yenebilir; kaçamak yaptığımızda nasıl telafi edelim; zayıflamaya yardımcı süper besinler nelerdir gibi pek çok konuda sizinle bu süreçte edindiğim bilgileri paylaşmak istiyorum. Siz de istiyorsanız her cuma "Fit Friday" olsun ve fit yaşam tüyolarına blogda yer verelim. Yaşasın Alışverişkolik ile Fit Yaşam :)
10 Ocak 2015 Cumartesi
Good News
Wearing Machka coat, Massimo Dutti boots, H&M clutch
I have not written anything for a couple of weeks, sorry for not writing to you good news before. I have a perfect excuse for not blogging regularly: After 2 weeks, I will be engaged!! I spend all my days planning my wedding -oh there are lots of things to organize and I don't know how to cope with it! Plus, I am studying on my master thesis. Thesis plus wedding is the worst couple ever, they both demand too much time and effort, 24 hour is really too short to complete my checklist. I could hardy find time to make a new photoshoot and blog it. Omg, it was the coldest day of the year, don't let the sun deceive you. I hope you like it in spite of my red nose :) Kisses from Alışverişkolik!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















.jpg)







